Tek Avrattan

Malum,  bu ilçeden gideceğiz ama gitmeden bir faydamız olsun deyip ağaçlandırma çalışması başlattık.

Kendim gibi üç beş deli ile üniversiteyi arayıp, sivil toplum kuruluşlarına haber saldık.

Fide fidan ne varsa bedavaya getirmeye çalışıyoruz.

Bir kaç yalakalık ve vay be siz ne büyük insanlarsınız laflarından sonra, fidanları almayı başardık.

Ardından uygun yer seçimine karar verildi, gerekli izinleri de almamız lazımdı, yani memlekete bir çivi çakacaksan bunu herkesin bilmesi, memleketten çivi çalacaksan bundan kimsenin haberi olmaması gerekiyordu.

Aradan ay geçti biz tabi hala çırpınıyoruz, ilçe kaymakamı da teşekkür etmek için makamına çağırdı bizleri. Siz o yolları bilmezsiniz deyip Şoför Hüseyin'i verdiler yanımıza.

Kuş gibi getirir kuş gibi götürür diye de epey tembihlediler, meramı hala anlamadım ama sanırım iyi bir şey söylediler

Kaymakamlıktan içeriye üç kişi ve bir Hüseyin olarak girdik. Kaymakam Bey, ağaç iyidir yav, ağaç gelecektir, yeni nesile umuttur yav, öyledir, öyledir, bak oksijendir, efendime söyleyeyim, mirastır, sonra mangal yakacak olsan nerde yakacaksın efendim, ağaç altı tabi, diye konuşurken biz üçüncü çayları içiyorduk.

Haa yeni nesil demişken Pınar Hanım bende de dokuz çocuk var elinizden öper dedi Kaymakam Bey. Dördüncü çaylar gelirken bizim Hüseyin merak etmiş olacak ki dokuz çocuk mu helal olsun da TEK AVRATTAN MI KAYMAKAM BEY diye sordu.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
3 Yorum