Nuran Zincircioğlu

Nuran Zincircioğlu

Strese Bağlı olarak oluşan 10 Olumsuz Duygu

          Vücudumuzun Çeşitli Bölgelerindeki Ağrıları Tetikleyen 10 Olumsuz Duygunun  neler olduğunu öğrenmek  istermisiniz? 

         

          Stres, aslında  her  birimizin  küçük  büyük  ayırt  etmeden yaşadığı  belli  bir  olay  ya da durum  karşısında  duygusal  ve  fiziksel  dünyamızın  gösterdiği  "zorlanıyorum" reaksiyonudur. Stresten  arındırılmış  bir  yaşam  söz  konusu  olamaz. Hatta  stres  belli  bir ölçüde "yaşamın zorlayıcısı"  olarak  gereklidir  de. Ama  duygusal  ve  fiziksel  dünyamız zaman  zaman karşılaştığı  zor  durumun  kalıcı  olmaya  başlaması  halinde  ciddi  bir  yıkım sürecine  girer. Bu  yıkım  içsel  yıkım  şeklinde  olabileceği  gibi, dışsal  yıkım  da  yani çevremizdekilere  (canlı  cansız) zarar  verme  şeklinde  de  olabilir. 

            Stresin ve olumsuz düşüncelerin  bir  takım  ağrı  ve  acıları  tetiklediğini  çok iyi  biliyoruz. Psycology  Today  dergisinde  yayınlanan  bilimsel  bir  çalışmaya  göre, vücudumuzdaki  ağrıların  fiziksel  sebeplerinin  yanı  sıra  duygusal  sebeplerinde  olabileceği açıklanmış ve bende bu bilgileri sizlerle paylaşmak istedim.

       Bu çalışma hangi duyguların, hangi bölgeleri etkilediğini  ve bu bölgelerde bıraktığı  izleri  ortaya koymuş. 

            Özellikle  fiziksel  sebebi  saptanamayan  kronik  ağrıların  sebebinin  çözülemeyen  travmalar  olabileceği  iddia edilmiş.

            1. BAŞ AĞRISI – Stres  ve  Rahatlayamamak : Hepimizin  tahmin  edebileceği  gibi  baş  ağrısının  en  önemli  sebeplerinden  biri  gün  içerisinde  yaşanan  stres,  bu  stresten  kaynaklanan  kasılmalar ve rahatlayamama,  düzensiz  nefes  almak ve beyne  giden  oksijenin  azalması  gibi  durumlar olduğunu.

            2. BOYUN AĞRISI– Affedememek ve Kin: Bu  çalışmaya  göre  kronik  boyun  ağrısının  arkasında  insanları  affedememek  ve  kin  beslemenin  yatıyor  olabiliceği ortaya çıkmış.

            3. OMUZ AĞRISI – Duygusal  Yükler  ve  Suçluluk : Omuz  ağrısı  duygusal  bir  yükü  taşımayı  ifade  edebiliyormuş. Bu yük bir başkasının size yüklediği yük de  olabilir,  bir  sorumluluk  duygusu  ya  da  suçluluk    duygusu gibi    vb.

            4. SIRT AĞRISI – Duygusal Destek ve Sevgi Eksikliği :Sırt  ağrısı  çevrenizden  beklediğiniz  destek  ve  sevgi  eksikliğinden  kaynaklanıyor  olabilirmiş.

            5. BEL AĞRISI –Maddi Kaygılar : Bel ağrısının sebebi maddi kaygılar ve gelecekle ilgili dünyevi endişeler (ev,  iş, para, geçim derdi, gelecek kaygısı) olabiliyormuş. Belini doğrultamamak terimi tesadüf olabilir mi? Bu konuya  çok uydu gibi.

            6. EL AĞRISI – İletişim Eksikliği ve Kendini İfade Edememek: Psikologlar ellerimizin diğer insanlarla olan  iletişim araçlarımız olduğunu ifade ediyor, bu sebeple vücut dilimizde en çok ellerimizi kullanıyoruz. Ellerimizde  duyduğumuz ağrının kaynağı da iletişim eksikliği, anlatmak isteyip anlatamadıklarımız, kendimizi ifade edemeyişimiz  olabilir.

              7. KALÇA AĞRISI VE DİRSEK AĞRISI – Değişime Direnmek: Kalçaların ve dirseklerin değişime en çok  direnen bölgeler olduğu söyleniyor. Hayatımızda büyük değişiklikler yaşadığımızda, koşa koşa seve seve  değiştiğimizi düşündüğümüz zamanlarda bile kalçalarımız ve dirseklerimiz bu değişime direniyor ve düzeni korumak  istiyor olabilir, böyle durumlarda ise sinyal veriyorlarmış.

             8.  DİZ AĞRISI – Yüksek Ego:  Diz Ağrılarının sebebinin yüksek ego, kibir ve kendini beğenmişlik olduğu  düşünülmüş. Biraz tevazu sahibi olalım lütfen. 

              9. BACAK AĞRISI – Kıskançlık ve Kendine Güvensizlik:  Bacak ağrılarının kişinin kendine güvensizliği,  yetersizlik duygusu ve kıskançlıkla tetiklendiği düşünülüyor.

             10. AYAK AĞRILARI– Kötümserlik ve Umutsuzluk:  Vücudun bütün yükünün ayaklarımızda birikmesi gibi,  kötümserliğimizin olumsuz etkileri de ayakları etkiliyor, umutsuz başın cezasını ayaklar çekiyor.

          Kim ne derse desin, sözcükler ve düşünceler dünyayı değiştirebilir.     

          Bir insan duygusunu tam yaşayamazsa, ifade edemezse, eyleme çeviremezse duygu beden enerji kanallarında birikir. Daha sonraki yıllarda benzer olaylar bu biriken duygusal enerjiyi titreştirir. İşte bu titreşen enerji kendini o bölgede bir çeşit hisle belli eder. İşte siz siz olun his hissetmekten kaçmayın. His hangi his olursa olsun hissedilmek için yaratılmaktadır kaçınmak için değil.  Sadece olumlu hisler içinde olmaya dikkat edin.       

          Don’t worry be happy!    

          (Endişelenme mutlu ol)                                  

        ( Boşver gitsin ,hiçbirşey senden kıymetli değil )    

 

                                      NURAN  ZİNCİRCİOĞLU  

                                             

                                                          sevgiyle kalın....

 

                                                                        3  08  2015

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum