SANAT MI DEDİNİZ?

         Sanata olan yeteneğim küçük yaşlarda ortaya çıkmıştı. Sanatçı olacağım kesindi. Zaten haytanın tekiydim, çılgınlık benim diğer adımdı. Derslerde anlatılanı dinleyeceğime defterimin kenarlarına profilden kadın resimleri çizerdim. Uçuk bir ruh halim vardır. Burcumun özelliklerini dibine kadar yaşarım. Pekiiii nedir beni böylesine deli yapan. Öyle evlilik sevdalısı kızlardan da olduğumu söyleyemeyeceğim. Sınıfta en sevilmeyen kızdım. Kimini döver, kimini tokatlardım. En sonunda hocalarım sınıf başkanı seçti de durulurum sandı. Amaaa adaletliydim haaa en başa kendimi yazardım. Çok konuşurdum kardeş çok. Susmak bilmezdim. Evde dolup dolup okulda patlama yaşıyordum sanırım. Evde otorite vardı. Öyle herşeye yerli yersiz gülünmezdi. Ne öyle her dakka hihihi hohoho. Ciddi adamdı rahmetli babam.

         Bir keresinde konuşa konuşa İngilizce hocamıza cinnet geçirtmiştim. En son hatırladığım tırnaklarını çıkartıp panter gibi üzerime atlamıştı. “Sus diyorum suuuuuuus” diye. Bir de iddialaşırdım hocalarımla “ben konuşmadım ki” “yanlış gördünüz hocam bir şey dedim sadece” vs. En kötüsü de veli toplantısına babamın gitmesiydi. Ya kavga çıkarır hocalarımızla kavga eder gelir ya da sinir buhranı içinde tehditkâr bakışlarla ayakkabısını çıkarır. Ondan sonra vay haline kaçacak delik araman lazım.

           Yine bir gün kız kardeşim Figen’le birimiz 8 birimiz 9 yaşındayız. Kardeşim yeni doğmuş, erkek olduğundan full ilgi. Buna dayım Almanya’dan bir puset göndermişti. Eski Türk filmlerini izleyen bilir. Şık şıkırdım giyen hanımlar çocuklarını bunun içine yatırır, dolaştırırlardı kafa kâğıdı eskiyen hatırlayacaktır. Evde de beşik olarak kullanılır. Lafı uzatmayayım, Figen’le bitmez tükenmez kavgalarımızdan birini daha yapıyoruz. Elimizde bir bakraç süt var, çalkalaya çalkalaya geliyoruz iki ucundan tuttuğumuz süt dolu bakracı. Çünkü kavga ediyoruz. Annemle babamın hasta komşumuza götürmek için bize aldırdığı açık süt yerle bir oldu. Yine bir itişmenin sonunda ikimizde aynı anda bırakıp iki kilo sütü yerle yeksan etmiştik. Babam olayı öğrenince nasıl kızdı nasıl. Kızgın boğa gibi burnundan resmen dumanlar fışkırıyor. Nereye saklanalım nereye derken koltuğun arkasında bulur, masanın altı kanıksandı o anda ikimizin de gözü cibinlik takılmış pusete takıldı. Sonra da göz göze geldik evet inimizi bulmuştuk. Koşa koşa pusetin arkasına ben önüne de Figen oturup üzerimize cibinliği örttük. Babam salonda öfkesinden kudurmuş halde dört dönüyor ama bizi bulamıyor derken orantısız yükü olan puset benden taraf ağır basmış olacak ki çıldırmış olan babamın önüne ikimiz birden seriliverdik. İkimizde babama bakıyoruz gözlerimiz japon çizgi filmindeki kahramanlar gibi. Bizi gökte arayan babamın yerde bulması onda önce bir şaşkınlık sonra yerini gülme krizine bıraktı. Böylece yırtmıştık ama zula patlatılmış, karargahımız yerle bir edilmişti. O günden sonra suç işlediğimizde babam ilk işi pusete bakmak oldu.

           İki kız hiç anlaşamıyorduk. Hiç ben ak diyorum o kara. Çocukluk zamanımız da bizden bıkıp usanan annemle babam bizi başlı kıçlı dediğimiz şekilde yatırır kavga etmeyeceksiniz derdi. Onlar odadan çıkar çıkmaz birbirimizi tekmeleye tekmeleye bitap düşerdik. Ama babam odaya girdiğinde çok iyi anlaşan iki kardeşi oynardık. Neden bilmiyorum sürekli bir sürtüşme içindeydik. Bu doğuştan beri böyle sanırım evin tek prensesiydi ben gelince tahtı paylaşamadık diye düşünüyorum.

         Bir gün okuldan çıktık. Okulumuzla evin arası hızlı yürürsek yarım saat. Kestirmelerden geliyoruz çoğu zaman. İlkokul ben ikideyim o üçte. Yanımızda birde kız arkadaşımız var. Böyle ben bir şey söylüyorum o ters cevap veriyor, o bir şey söylüyor ben tersleniyorum. Derken Tuluat gibi o bana ben ona saydırıyoruz. Bu dayanamadı yerden kaptığı taşı kafama yerleştirdi. Kafa bir şişti bir yumru oluştu. Eve geldik geç kaldığımız için annem merak içinde, bir an da kafama dokunduğunda şişliği fark etti. Yoksa biz ser verip sır vermeyen çocuklardık. Annem sürekli arkadaşlarına köşedeki çekyatı gösterip “ben adam kesip aha şunun altına koysam kimseye demezler, çocuklarımın ağzı sıkıdır" dediğinden beri onu yalancı çıkarmamak için muhbirlik filan yapmıyoruz. İşte böyle Figen’i ele vermemek için ki annemle babam daha çok kızardı sokakta kavga etmemize. Bir senaryo yazıp anneme okuduk. Güya beni rahatsız eden çocuğu dövmüşüm de o da bana taş atmışmış. Bir de utanmadan diyorum ki “anne bir de o çocuğun halini görsen bende bir şişlik var ama onda iki tane vs. Annemi inandırmayı başarmıştık ama babam kül yutar mı? Küçükyalı’da herkes onu tanıyor. Saygı uyandıran bir adamdır. Biri babama “İsmet Abi senin kızlar birbirini döve döve eve gidiyorlardı” diye ispikleyince;  taşın acısının yanı sıra kulağımızda eş zamanlı olarak fil kulağı gibi çekiştirilmek suretiyle cezamız kesilmiş oldu. Bir süre iyi kızlar gibi uslu uslu gittik okullarımıza.

         Sanattan buralara geldik. Yani uçuk kaçık bir tiptim. Ne biliyim ruhu bedenine dar gelenlerdendim. Derste öğretmenlerimizin yaptığı yanlışları görür, bundan mizahi bir yön çıkarırdık. Biraz ağırbaşlı olmak için Şükran isminde bir arkadaşımız vardı davranışları yaşından büyük gibi ona bakardım göz ucuyla. Yok abi olmuyordu. Biraz öyle ağır abla takılıyor sonra yine erkekleri döv, saygılı olmayanı tokatla birde sınıf başkanıyım ya gurur edip kızdan dayak yedi diye duygusallık yapar diye kolundan tuttuğum gibi doğru idareye. Sonra bu erkekler bir oldu sınıfın en çirkin kızı seçti beni. İşte bu var ya beni bitirdi. Bir yeni yetme ergene çirkin diyorsun. Birde bunu tahtaya yazıyorsun. Vicdansızlarrrr, Allahsızlarrr, bu kızın beğendiği biri var mıdır diye düşünmez misin eyyy gafil. Ağlaya ağlaya eve gittim bir komşumuz bizde, kadın bunları biliyor gibi pembe ruj filan getirmiş, onları görünce kötü geçen günüm unutuldu geçti gitti. Güne damgasını pembeler vurdu. Şimdi çirkinsem bunları sürer güzelleşirim di mi? İşte biz bu kadar temiz ruhlu çocuklardık.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.