Mehmet Emin Parlaktürk

Mehmet Emin Parlaktürk

Depremde vefat edenler hep yoksullar

Deprem Bilimci Prof. Dr. Ahmet Ercan: "Bir ülkede ekonomi ne kadar bozuksa deprem o kadar öldürücü olur. Deprem ve terör yoksulun sorunudur. Depremde yoksullar ölür, zenginler ölmez. Hiçbir zenginin enkazdan çıkarıldığını duymadınız, duymayacaksınız." diyor.

Bu Profesör, depremle yoksulluk ilişkisi kadar, depremle zenginlik ilişkisini de kursaydı daha tutarlı olurdu.

Modern yapılarda, muhkem binalarda, lüks villalarda oturan zenginler, elbette yoksullar gibi ölmez!

Çünkü, yoksulu dayanıksız evde oturmaya mahkum edenler, o hırsız zenginler değil mi?

Yıkılan binalarda demirden, çimentodan çalanlar, yine o hırsız zenginler!.

Binalarda inşaat kumu yerine, plaj kumu hatta fosil kumu kullananlar da hırsız zenginler!..

Yoksulun zengindeki (zekat) hakkını vermeyerek onu sefalete mahkum edenler de aynı zenginler!

Yoksulun bir aylık yemek masrafını, lüks mekanlarda alkol eşliğinde beslenerek bahşişiyle tüketen yine bu zenginler!

Yoksul ailenin haftalık mutfak masrafına eşdeğer, köpeğine marketten günlük mama alan ve giydirenler de aynı zenginler!

Asgari ücretle çalışan ve devletine vergi ödeyen gariban yoksula karşı, hileli yollarla elde ettiği kazancından bir de vergi kaçıranlar yine bu zenginler!..

Daha saymayayım, çünkü saydıkça sinirlerim bozuluyor! 

Devlet'in "sosyal refah"tan herkese pay dağıtması elbette gereklidir. Yapmayan yönetimler de mutlaka sorgulanmalıdır. Ama olaya tek taraflı bakıp depremde yaşananları sadece yoksulluğa bağlamak, at gözlüğü takıp bunu istismar etmek, bir bilim adamına yakışmaz!

Yoksulluğun sorgulandığı kadar, zenginliğin de sorgulanması gerekir. Her yoksulluğun arkasında bir yolsuzluk, bir usulsüzlük, bir haksızlık, bir hırsızlık ve bir israfın olduğunu fark etmezsek doğru sonuçlara ulaşamayız. 

Kısacası, topyekün bir toplumsal temizliğe ihtiyacımız var.

Bu yazının muhatabı, Profesör gibi düşünenlerle kapitalist zihniyetli, sahtekâr, vergi kaçakçısı, devlet ve millet sırtından beslenen, kesesini ve kasasını haramla dolduran, sorumsuz, ahlaksız, hırsız zenginlerdir. 

Helâlinden kazanıp devlet ve millete katma değer üreten, yoksulu gözetip ömrünü hayırlı işlerde tüketen zenginlerimize hava kadar, su kadar ihtiyacımız var.

Yüce Allah'ın Kitabı'nda belirlediği "sosyal adalet" ilkelerine uygun bir devlet ve toplum hayatı yaşamak ve uygulamak, sorunları çözmenin tek çaresidir.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.