Bir Nefes!

70 kilo derdim var

Anne bana sigara al

Neden burda değilsin

Rahat bir yerde misin

Bir nefes ,,işte tek kişilik bir nefes hadi bir nefes daha, işte tam böyle, hadi hadi bir nefes daha ,rüzgarla,güleç şen ve derinden ,hadi bir nefes daha !

Defalarca izlenen bazı filmler vardır, başrol oyuncusuyla aynı anda içilen bir nefes sigara figüran ruhunuzu birkaç dakikalığına da olsa efor sarfedip dikey geçiş yapan şahsiyet edası ile başrol yapar. Bahane hazırdır .Kendi senaryomu kendim yazmadım ama işte bir nefesle birlikte artık başroldeyim dersiniz. Başrol çoğu zaman sıkıcıdır ve siz bu sıkıcılıktan bunalıp bir nefes daha çekersiniz , sonra bir nefes daha .Ardı arkası kesilmeyen bir tiryakiliğin başlangıcı mıdır bilinmez Sadri Alışık değilseniz hiç o mükemmel haleti ruhiyeye bürünmeyin derim ben. Acı acı gülümsemesiyle, efkarın yedi kat dibinde bile bir ışık arayıp bulma çabasıyla derdini ona değil kime anlatacaksın ey dost ? Şu garip hayatın falanları filanları sıradan bir nefes içinde saklıyken kasiyer aynen şöyle der: Sigaraya zam gelecek iki paketten fazla satamıyoruz. Efkar bedava ,tütün pahalı der adam ve yoluna devam eder.

Aşkla aidiyetin tavan yaptığı yıllar şöyle seslenir usta: Seni gördüğüm zaman içimde böyle bir şeyler oldu. Konuşmayı beceremem ama, anladın di mi? Canımsın be! Güneşimsin! Havamsın! Yani bu ağzımdaki izmarit yok mu be kız, işte onun gibi benimsin be! Yani buramdasın be, sen hayatımın tek golüsün yani….

Her sabah binbir umut türküsü ile sizin için sadece o yanar bazen. Sonu bilinen şeyleri hoyratça yaşayan biz amatör ruhlar pakete güvenip bir nefes ,bir nefes daha çekeriz pervasızca. Yağmurlu bir akşam, Beylerbeyi’nde bir meyhanede pardesüsü üstünde, sigarası dudaklarında, yakasında karanfili, yaralı hep yüreği dışarıda damlalar düştükçe yere, sigarayı böylesine güzel içen ve hüzünlü bakan başka bir adam da yoktur üstelik.

Bazen Sadri Babayla karşılıklı rakı içersiniz, masada bir resim vardır dalıp gider bir sigara yakarsınız ,küllükte öyle durur sigara .Zira sigarasız Sadri Alışık’a alışık değilsiniz .Müjganın haline ağlarsınız ,bazen de ,İstanbul’un tutsak ruhuna. Siz nihavent seversiniz, o hicaz diye tutturur .Pikapta o ağacın altını anmaz olur muyum hiç çalar ,siz sonra bir nefes daha bir nefes daha çekersiniz .

Sessizce bir cigara yakardın

Parmaklarımının ucunu yakardın

Kirpiklerini eğer ,bakardın

Üşürdüm içim ürperirdi

Felaketim olurdu ,ağlardım

HADİ BİR NEFES DAHA SEVGİLİM,BİR NEFES,BİR NEFES ……

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
10 Yorum