Binalarda enerji performansı yönetmeliği uygulaması ve düşündürdükleri 2

5627 sayılı kanun enerjinin etkin kullanılması, israfının önlenmesi, enerji maliyetlerinin ekonomi üzerindeki yükünün hafifletilmesi ve çevrenin korunması için enerji kaynaklarının ve enerjinin kullanımında verimliliğin artırılması amaçlı çıkarılmıştır. Kanunun uygulaması için  18/4/2007 tarihli ve 5627 sayılı Enerji Verimliliği Kanununun 7'nci maddesinin birinci fıkrasının (ç) ve (d) bentleri ile 13/12/1983 tarihli ve 180 sayılı Bayındırlık ve İskân Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 30/A numaralı maddesine dayanılarak  binalarda enerji performansı  yönetmeliği hazırlanmıştır. Bu yönetmeliğin 1. Maddesinde de “ Bu Yönetmeliğin amacı, binalarda enerjinin ve enerji kaynaklarının etkin ve verimli kullanılmasına, enerji israfının önlenmesine ve çevrenin korunmasına ilişkin usul ve esasları düzenlemektir” denilmektedir. Kanunda Enerji kimlik belgesi düzenleneceğine dair hüküm yer almasına rağmen ;  enerji kimlik belgesinin alınması gereken süre ve mülkiyet hakkını kısıtlayan hüküm bulunmamaktadır. Yönetmelikte is;  31.12.2019    tarihine kadar  enerji kimlik belgesi alınmayan binalardaki boşalan dairelerin kiralanmasına ve bağımsız bölümlerin veya ferdi mülkiyetlerin satılmasını engelleyecek mülkiyeti kullanmayı,satmayı kısıtlayıcı hüküm getirilmiştir. Kiralık ve satılacak binalarda enerji kimlik belgesi yoksa; elektrik, su ve doğalgaz bağlanması ile tapuda satış işlemine yasak getirilmiştir. Yakarıda görüldüğü üzere, kanunda yönetmelik çıkarılacağına dair hüküm vazedilmesine rağmen,  yönetmelikte bulunacak hususlarla ilgili genel bir çerçeve çizilmemiştir. Yönetmelikle kanunda olmayan hüküm vaaz edilmektedir. Üstelik;  2709 sayılı T.C Anayasasının 35.maddesinde  “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.” Denilmesine rağmen, yönetmelikle mülkiyet hakkını kamu yararı olmadan kısıtlayan  üstelik dayandığı kanunun hükümlerini aşarak sınırlama getirilmiştir.

Kanunun  ve yönetmeliğin  amacı enerji tasarrufu olmakla birlikte, kısıtlamanın kamu yararı ile uzaktan ve yakından ilgisi bulunmamaktadır. Enerji kimlik belgesinin  tek başına enerji tasarrufu sağlama gibi bir kabiliyeti yoktur. Nihayetinde binanın ısı geçirgenliğini yani yalıtım durumunu belirtir  bir belgedir, kağıt  parçasıdır. Asıl enerji tasarrufu sağlayacak işlem ısı yalıtımı yapılmasıdır. Kanunda ve yönetmelikte yeni yapılacak binalarda ısı yalıtımı mecbur tutulduğu halde, eski binalarda ısı yalıtımı mecbur tutulamamıştır. Zira, bunun büyük külfeti vardır. Belli ki, zorlamayı kanun koyucu bilerek koyamamıştır. Kanunda mecbur tutulmayan husus haliyle yönetmelikte de mecbur tutulmamıştır.Yönetmeliğin kısıtlama hükmünün  hukuki açıdan geçerliliği bulunmamaktadır. Böyle bir kısıtlama sonucu; zarara uğrayanlar bakanlığı dava ederse, zararlarını tazmin ettirme sonucuna ulaşmaları muhtemeldir.  Zira, yetkiyi aşarak yapılan bir düzenleme haksız fiil olup, borçlar kanununa göre haksız fiil irad eden bunun doğurduğu zararı karşılamakla mükelleftir.  Yasal dayanağı bulunmayan ve anayasaya aykırı olan kısıtlama hükmünün, dava edildiğinde bozulacağı hususu kuvvetle muhtemeldir.

Yönetmelikte düzenleme yapılırken;  bağımsız bölümler yerine binanın tamamı için belge düzenleme mecburiyeti getirilmiştir. Bayındırlık bakanlığından Cimer vasıtasıyla sorduğumuzda binanın tamamı için belge düzenleneceği belirtilmiştir. Yine,  örneğin: 60 dairelik bir apartmanda 3 tane kiralık bağımsız bölüm varsa, geri kalan 57 kişi enerji kimlik belgesi almaya yanaşmıyorsa buna nasıl bir çözüm getirilebilir diye Cimer vasıtasıyla bakanlıktan sorduğumuzda, apartman yönetiminden karar alınması, karar alınamadığı taktirde 634 sayılı kat mülkiyeti kanununa göre mahkemeden karar alınması önerisinde bulunulmuştur. Halbuki ; yönetmelikte enerji kimlik belgesini almayan malikler ve apartman yöneticilerinin sorumlu olduğu hususu belirtilmesi nedeniyle, bakanlıktan bu sorumluluğun bir müeyyidesi olup olmadığı hususundaki sorumuza da cevap verilmemiştir.

Yönetmeliğin, 31.12.2019 tarihinden itibaren kısıtlama getirmeye başlaması halinde;  boşalan dairesi, dükkanı, bağımsız bölümünü kiraya verecek, , mülkiyetini satacak insanlar büyük mağduriyet yaşayacağı izahtan varestedir. Aynı şeklide, kiracılar ve mülkiyet almak isteyenlerde bu belge olmamasından dolayı çok fazla mağduriyet yaşayacaktır. Piyasa daralacağı için kiracı boş daire bulmada güçlükle karşılaşacak, yeni daire kiralamaya kalktığında da daralan arz nedeniyle,   normalinden fazla kira ödeme riski ile karşılaşacaktır. Keza, yeni binaların veya enerji kimlik belgesi bulunan binaların daralan piyasa nedeniyle fiyatı yükseleceğinden,  daire almak isteyenler de mağdur olacaktır. Bu madalyonun bir yüzüdür. Madalyonun diğer yüzünde ise; enerji kimlik belgesi düzenlenmeyen apartmanlar da oluşacak sıkıntıyı, nizaları, sürtüşmeleri,  kavgaları  tasavvur  etmek bile mümkün değildir. Bakanlık yetkililerinin çare olarak önerdiği gibi  kişi dava açtığı takdirde; temyiz aşamasından geçip, kesinleşinceye kadar aradan  4-5 sene geçeceğinden, alınacak netice hangi kamu menfaatini karşılayacak ve hangi zararı ortadan kaldıracaktır. Netice de, bir  çok ceza davası ve tazminat davaları açılarak adli ve idari yargı mercilerinin gereksiz yere yükü artırılacaktır. İnsanlar kamu eliyle bir birleriyle ihtilaflı hale getirilmiş olacaktır.

Netice olarak; bakanlığın görevi, aldığı yetkiyi aşarak anayasanın amir hükmüne aykırı yönetmelik hazırlayarak insanları bir birine düşürmek ve toplumda problem yaratmak olmamalıdır. Bu nedenle, bu yönetmeliğin hukuka aykırı bölümleri iptal edilerek amaca uygun, uygulanabilirlik özelliği olan  yeni bir yönetmelik yayınlanması zorunludur.  Aksi halde açılacak  davalar neticesinde bu netice kendiliğinden oluşabilecektir.

Enerji Kimlik belgesinin düzenletilmesinin asıl amacı, ısı yalıtımı düşük olan binalar belirlenerek,  yalıtım yaptırılmasının sağlanması olduğuna göre; bu amacın sağlanması: yasaklama ile değil; sistemin ikinci ayağı olan ısı yalıtımı düşük olan binalara daha yüksek vergi uygulanması ile gerçekleştirilebilir. Fazla vergi ödemek istemeyen vatandaş,  binasına yalıtım yaptırarak, hem fazla enerji maliyetinden hem de binasının yalıtımının uygun olduğu hususunu da  enerji kimlik belgesi ile ispat ederek, fazla vergiden de kurtulmuş olacaktır. Dolayısıyla, kimlik belgesi düzenlenmesi sorunu, uygulanması bir çok sıkıntı yaratacak mülkiyeti kısıtlama yolu ile  değil,  akılcı yolla kendiliğinden çözülmüş olacaktır.    

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.