• BIST 100.237
  • Altın 280,080
  • Dolar 5,7344
  • Euro 6,3129
  • Aksaray 15 °C
  • Konya 15 °C
  • İstanbul 16 °C
  • Ankara 14 °C

Yetimlerin sevinci

Erdoğan KAYA
Bugün Dünya Yetimler günü, ama Aksaray Belediye Başkanı Sayın
Haluk Şahin Yazgı yetimleri 2 gün önceden sevindirdi. Ak Parti Genel
Merkezinin aldığı bir kararla aynı gün bütün Türkiye’de yetimlere iftar
verildi. Cumartesi günü Ağaçlı tesisleri havuz başında ilimizde
yetimlere verilen iftar programına katıldım. Ben ilimizde bu kadar
yetimin olduğunu tahmin etmiyordum.
İftara Milletvekili Sayın Ali Rıza Alaboyun, İlknur İnceöz ve misafir
Niğde Milletvekili Alpaslan Kavaklıoğlu ve partililer katıldılar. Sayın
Valimiz Şeref Ataklı ve Emniyet Müdürümüz Mehmet Aslanda yemekte hazır
bulundular.
Ben aynı gün televizyonda İHH yöneticilerinden
Önder Özkan ve Şenol Korkmaz beyleri konuk ettim. Yönetim kurulundan
Başkan yardımcısı bir eğitimcimiz kimsesiz çocuklardan sorumlusu idi.

Ben yetim deyince sadece Anne ve Babası olmayan çocukların yetim
olduğunu düşünüyordum. Programda öğrendim ki, Babası olmayan her çocuk
yetimmiş. Nedeni ise ailenin reisi Baba olması nedeni ile baba olmayınca
çocukların yetişme ve sorumluluğu da olmuyor. Birde anne zorunlu
olarak evlenmiş ise o çocuklar zaten yetimdirler. Annenin ekonomik
özgürlüğü de olsa çocukların sorumluluğu zor taşınıyor.
Anne
bir şefkat abidesidir, baba ise çocuklar için terbiye ve yetişme
otoritesidir. Yani babası olmayan çocuklar her haliyle yetim
çocuklardır. Ramazanın 2 günü konakta kimsesiz çocukları ağırlayan
Belediye Başkanı Sayın Yazgı Cumartesi günüde yetimleri ağırladı.
Yemeğin girişinde Belediye Başkanı Sayın Yılmaz İlhan ve Güven Kemerkaya
gelen misafirleri karşılayıp yerlerine oturttular.
Daha sonra
yemeğe erken gelen Başkan Haluk Şahin Yazgı tüm masaları tek tek
gezerek çocuklarla ve ailesi varsa ailelerle ilgilendi. Çok küçük olan
çocukları kucağına alıp sevdi. Eşi Hasibe Hanımefendide aynı şekilde
çocuklarla tek tek ilgilenip onları sevdi.
Daha sonra
Milletvekilleri Ali Rıza Alaboyun ve İlknur İnceöz Hanım yemeğe
katılarak çocuklarla ilgilenip onları severek hal hatırlarını sordular.
Yemekte en güzel hoşuma giden husus ise misafirlerin tek tek ayrı ayrı
masalarda çocuklarla beraber oturmaları idi. Bir Ara Sayın Başkan bu
şekil nasıl diye sorduğunda çok güzel düşündüklerini kendilerine
söyledim.
Babasız ve annesiz çocukların anne baba sıcak
ortamından uzak bir şekilde yaşamaları onlar için çok acı olsa gerek.
Böyle bir ortamda hele sadece televizyondan görme imkânı buldukları ilin
idarecileri ile yan yana oturup yemek yeme şerefine nail olmaları ise
onlar için birer gurur vesilesidir. Bizler Milletvekillerini Valiyi 17
yaşına kadar simaen ancak görmüşüzdür. Bu imkânı kendilerine sağlayan
Yazgıya çok teşekkür ederim.
Tabi Yemeğe Ankara’dan
misafirlerde katılmıştı, Sosyal Hizmetler yetkililerinin bulunduğunu
Sosyal Hizmetler İl Müdürü Dursun Öztürk söyledi.
Yemekten
sonra konuşmalar yapıldı, Belediye Başkanı Sayın Haluk Şahin Yazgı,
Milletvekili İlknur İnceöz, Niğde Milletvekili Alpaslan Kavaklıoğlu ve
son olarak Sayın Valimiz Şeref Ataklı birer konuşma yaparak günün
anlamını ve önemini anlattılar.
Yemekten sonra Sayın Yazgı yine
masa masa dolaşarak çocuklarla ilgilenip hediyeler verdi. Her çocuk
birer paket içinde hediye ile sevindirildi. Sayın Yazgının bu tür
etkinlik ve samimi olarak onları sevip koklaması onlara ömür boyu
mutluluk verecektir. Sayın Yazgının yetimlere verdiği hediyeye atfen bir
yetim kıssası ile konuyu noktalıyım.
Karlı bir havada elinde
sıktığı bir hediye ile sağa sola koşan bir çocuğu gören adam anlatıyor:
“Okuldan çıkan liseli kızlardan birisi bir çocuğun yanına yaklaşıp
yanağına bir öpücük kondurup, küçücük avuçlarına bir şeyler
sıkıştırmıştı. Beş ya da altı yaşlarındaki yavrucuk, kızın arkasından
bir süre baktıktan sonra büyük bir sevinçle yerinden fırlamış ve belki
de şimdiye kadar kendisine verilen o tek hediyeyi, başkalarına göstermek
istemişti. Sıra bana geldiğinde, gülen gözlerle yaklaşıp aynı şeyleri
yaptı:
Bak, abla bana ne verdi!..
O değerli hazinesine
duyduğum merakla ellerini araladığımda, ne diyeceğimi bilemedim.
Soğuktan moraran avuçlarında, erimeye yüz tutan bir kartopu tutuyordu.
Hem de dizlerine kadar kar içindeyken. Çocuk hızla kaybolmakta olan
hazinesini birkaç kişiye daha göstermek arzusuyla koşarak yanımdan
uzaklaştı.”
O küçük çocuğun kim olduğunu sorduğumda, ailesinin bir kazada öldüğünü ve dedesiyle birlikte yaşadığını söylediler.
Ona, " mahallenin yetimi" diyorlarmış... Çünkü ömründe aldığı tek hediye o imiş.


  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Aksaray Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.