Aksaray Medya | Aksaray Haberleri | Aksaray haber - Popüler Kültür Ve Yozlaşan İnsan - Muammer DİLEK
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Muammer DİLEK
Muammer DİLEK
Popüler Kültür Ve Yozlaşan İnsan
13 Şubat 2012, 17:50

          Cep telefonlarımız son iki gündür mesaj  sağanağı altında. Konu ; 14 Şubat Sevgililer Günü. Öneriler ,hatırlatmalar,indirimler,eğlence yerleri,hediye çeşitleri, banka kredileri…                           

          Her türlü özel ve kitle iletişim araçları kullanılarak uyarılarla , tekliflerle,reklamlarla bu özel görevimiz (!) hatırlatılarak baskı altına alınıyoruz.                                     

          Bu günün nerden doğduğu nasıl olduğu gibi geyik muhabbetlerine girmenin bir anlamı ve yararı yok.                                                                                     
          Gerçek olan şu ki; tıpkı, Anneler Günü, Babalar Günü, Kaynanalar Günü… gibi Sevgililer Günü de Kapitalizmin Kutsalları arasına girmiştir.                                      
          Sahi sevgililer günü deyince aklımıza gelen nedir?                                      
          Sevilimiz mi, eşimiz mi, kısacası sevdiği erkek ya da kadın mı? Aşk kimsenin pek umurunda değil , aklına da gelmiyor. Akla gelen ilk ve  tek şey var o da “ HEDİYE”.     
 
       Kapitalizmim tüketimi artırmak için kutsallaştırdığı ve tüm  iletişim araçlarını kullanarak insanları baskı altına aldığı “ anlamsız tüketim günlerinden” başka bir şey değil.                             

       Sevgililer Gününde Bazı özel durumlar hariç genel olarak hediyeyi alan taraf erkek tir. Bu da başka bir olguyu düşündürüyor.                                                                            

       Günümüz dünyasında parayı gücü ve iktidarı kapitalist burjuvazi elinde bulunduruyor. Yaşadığımız toplumun yapısı gereği para  ve güç de erkeklerin elinde. Yani bu durum kısaca  hediyeleşmede erkeği özne kadını nesne durumuna getiriyor. Nesneleşen kadın böylece aşağılanmış oluyor.                                                         
       Burada temel sorun yazımızın başlığının bir kısmı olan “POPÜLER  KÜLTÜR” dür. Kapitalizm mallarını satabilmek ve hatta sürekli satabilmek için bir popüler kültürü yarattı.                          

       Popüler kültür;  kapitalizmin hem mal hem de imajlarının satışını yapmak için sürekli değişen  (değiştirilen),çeşitli   reklam araçlarıyla da insanları baskı altına  alarak önceden kesilip,biçilip, paketlenip insanlara dayatılan bir kültürdür.                                   

       Yani hayatın deneyim ve süzgecinden geçirilerek edilen bir kültür olmayıp ısmarlama bir kültürdür.                                                                                          
        Popüler Kültürde kalıcılık değil geçicilik esastır. Geçicilik olsun, sürekli yeni şeyler paketlenip insanlara  sunulsun ki; kapitalistler  palazlansın, geniş halk kitleleri de kolayca sömürülsün. Burada  yeniden kastımız gerçekte yeni olmayıp moda kavramı gibi yönlendirilmiş beğeniler, diğer bir deyişle paket imajlardır. Yoksa yeni olan hiçbir şeye karşı olmamız  söz konusu değildir.                    

         Popüler Kültür,  bir yandan da yarattığı marka değerleriyle de insanları avlamaktadır. Farklı  olma isteği insanın doğasında vardır. İşte insanın doğasında var olan bu arzu, yaratılan markalarla İnsanın kişilik damarları  jiletlenerek tüketime hız kazandırılmakta, kişinin yaşadığı travmalar da kapitalistin umurunda  olmamaktadır. Kapitalizmin “vahşilik”  sıfatı da buradan gelmektedir.              

           Sonuç  vahim hatta acıklıdır. Hele hele bizim gibi kendini geliştirip ,bilincini zenginleştirememiş, diğer insanlarla  aradaki farkı,imajla kapatmaya çalışan, ya da sözüm ona yaşam biçimiyle diğer insanları eziklemeye, bir anlamda  da sopa atmaya çalışan insanların yaşadığı toplumda durum tamamen  trajedidir.                                                                     

           Bunun  toplumbilimsel  hastalığın tanısı ise; ister bireysel anlamda alınsın,ister  genel anlamda alınsın tam bir “ YOZLAŞMADIR”dır.                                                   

           Sahi sevgi neydi? Bir güne sıkıştırılmış, görev haline getirilmiş hediyeleşme miydi? Dünyaca ünlü Kırgız Yazar Cengiz  AYTMATOV ‘dan alalım cevabı: “ SEVGİ EMEKTİR”.    BENCE DE…
Bu yazı 3123 defa okunmuştur.
Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

Yazara Ait Diğer Yazılar

EURO MOBİLYA


ESENTUR EMLAK


FACEBOOK FAN SAYFAMIZ

EYLÜL EMLAK


VİDEO GALERİ

              

Ferda Bozkurt'tan gündeme dair açıklamala Ferda Bozkurt'tan Tıp Fakültesi Kampanyas
MHP'den Tıp Fakültesi Kampanyasına Tam De Hac-ı Bektaş Zaviyesi Aksaray

Ets Tur Aksaray