• BIST 89.448
  • Altın 194,434
  • Dolar 4,8603
  • Euro 5,6944
  • Aksaray 27 °C
  • Konya 27 °C
  • İstanbul 29 °C
  • Ankara 28 °C

Ülgen Üçlemesi

Pınar DEMİR

 Takvim  sorma  bana   söyleyemem

Ihlamurlar  çiçek  açtığı  zaman 

img_20180703_120635.png  img_20180703_120557.png

Şairleri  sevin  diyerek  Temmuz  ayına  yüreğinizi sıcacık  edecek  bir  kitap  tanıtımı ile  başlıyorum  .Umarım  yolu  uzun,yolu  güzel ,okuru  anlayanı  bol  olur  .

  1. Ülgen Üçlemesi  diyen bu  şairimiz  kimdir?Bize  kendinden  bahseder misin?

1985’in zemheri ortasında bahara yakın Anadolu’nun tam ortasında Sivas’ta doğdum. Soğuğun sert insanının mert aşığının bol olduğu memleketten çıkınca insan bende olabilir miyim diye içinden geçirmiyor değil. İşte öyle bir kültür ortamında büyüyüp gelen alemde cisme bürünmüş bir canım işte. Tipik Anadolu ailesinden gelen, kendi tırnaklarıyla bugüne gelen, çok şey yapmış ama çok şeyde yapmamış biri olarak başladık serüvene bakalım nereye kadar sürecek.

  1. Zor  ve yorucu  bir  mesleğin var  Buna  rağmen yazmak  zor  olmuyor mu  ?

Evet, Ziraat Mühendisi olarak uygulamalı bir bilimi icra etmek oldukça zor. Çünkü sürekli arazidesin ve neyle karşılaşacağını bilemiyorsun. Ayrıca hizmet verdiğin alanın bir ucunda insan var ve onların aklındaki her şeye çözüm bulmak daha zor. Aslında zor olmuyor. Doğa ile iç içe olduğunda daha kolay oluyor. Örneğin Anadolu’nun bir ilçesinde 3000 rakımlı bir köye gitmişsiniz ve gökyüzü size bakıyor. İşte o zaman özgürlüğün şiirini yazabiliyorsun. Ben masa da yazan biri olmadım. Hep bir ilham perisinin uğradığı mekanlarda yazdım. Mesela sahil kenarında veyahut dağ başında.

 

  1. Nasıl  yazar  nelerden ilham  alırsınız  ?Ya  da  klişe  bir  tabir belki  ama  ‘ilham’ denen  şey şairin kalbinden  nasıl  tutar?

İlham mı? Bence ilham her yerde var sadece onunla aynı saate denk gelmeyi ayarlayabilirseniz yazabilirsiniz. Bir gün akşama kadar dolanırsınız belki de yazacak bin mekan olay olur ama yazamazsınız. Çünkü elektriksel yük dolmamıştır. Misal şarjınız tam dolmadan telefonunuzu tam verimle kullanabilir misiniz? E zaten kalpte zaten bedenin bataryası değil midir? Bataryanız yani duygunuz tam yüklü ise yazarsınız. Bende öyle yazıyorum. Nelerden mi ilham alıyorum. Her şeyden desem gülebilirsiniz belki ama gerçekten her şeyden. Mesela bir gün sizi pervane eden bir kadından, başka bir gün suda yüzen balıktan.

 

  1.    Aşkın şiirle ya da şiirin aşkla bir  köprü olşturduğu yazmaya teşvik ettiği sizce  doğru mu ? Kim demişti hatırlayamadım ya da yanlış biliyor olabilirim. Şiir aşkın bilimsel halidir diye. Elbette aşkın şiirle alakası yok veya şiirin aşkla alakası yoktur diyemeyiz. Aşkta duygu yansıması ise şiirde duygunun sözcüklerle ifadesidir. Köprü veya teşvik demeyelim de bence yemeğin iki ana maddesi gibi diyelim. Ekmek için un ve su ne kadar elzem ise tanrısal olacaksa ikisi de elzemdir
  2. Kitabın  ilginç bir ismi  var .Bu ismi kim buldu?Yazmadan  önce  mi sonra mı karar verdiniz? Aslında ilginç değil. Kadim Türk mitolojisinin içinde olan bir kelime. Ülgen Tanrı. İyiliğin tanrısı. Kendimi anlamaya başladığım günden beri iyiliğin hakim olduğu bir düzen için mücadele ederken buna bir ek olsun istedim. Kitabı yayınlamaya karar verince ismi ne olsun diye eşimle düşünürken ben ortaya attım ve kafamdakileri söyledim. Eşim de bilinmeyen bir şey ilgi çekmeyebilir dedi. Ama şiirler ve düşünceler üzerinde diyalektik yaparken oturacak en güzel isim olduğuna karar verdik. İyiliğin ülkesini iyiliğin tanrısının varlığı ile kurabileceğimizi düşleyerek kitabın ismini Ülgen Üçlemesi koyduk.
  3. Kitap kapağı  ve içerik oldukça sıra dışı ve ortada benim de  gözlemlediğim kadarıyla bir  farkındalık  var sanata  ve sanatçıya  bir farkındalık  sanata  ve  sanatçıya dair bize  neler  söylemek istersiniz  ?
    Evet, kapak resmi mitolojideki tanrının bir figürü. Eşim resim öğretmeni olduğundan önce çizelim düşündük ama o kadar çok anlam barındıran bir çizim ki olduğu gibi görseli kullanalım dedik. Ana soylu toplumlarda kadın figürü oldukça önemli olduğunda bizde iyiliğin ülkesini kurmak için en güzel motif bu olacağını düşünerek seçtik. Yaptığım her işte farkındalık yaratmak, bir adım ileri taşımak amacı ile hareket ederim. Bu ülkenin devrimcisi kurucusu ışık eri Mustafa Kemal’in “Sanatsız kalan bir millettin hayat damarından biri kopmuş demektir” sözü her şeyi açıklıyor aslında. Sanat insanlık için en gerekli iki araçtan biridir. Nietzsche “bu dünyanın iki sorunu vardır. Biri adalet diğeri insanlık. Adaleti sağlamak için hukuğu bulduk insanlığı sağlamak içinse sanatı. Ancak ne adaleti hukuk ile ne de insanlığı sanat ile buluşturabildik” der. Gerçekten bunu başardığımız gün her şey daha güzel olacak. İçerik olarak farklı mı ona okuyucularımız karar verecek ama kapak cümlesi ve arka kapak yazısı ile içerik görsel tesadüfü olarak çok güzel bir uyum sağladı.
  4. Herkesin  mutlaka bir hikayesi  vardır. Ama  yazmak özel bir yetenektir .Sizin yazma  öykünüz  nasıl başladı ?
    Evet yazmak bir yetenek ama güzel yazmak özel yetenek. Kafamdaki düşünceleri ilk dile döktüğümde herkes bana tuhaf bir şekilde tepki verdi. Belki bu söylediğime bazı insanlar kızacak ama muhafazakar kesimlerde bu tür yeteneklere hep bir öcü gibi bakılıyor. Şimdilerde değil ama şimdide çocuğum okulda sınavda ek puan alsın gözü ile görülüyor. Birde toplumumuzda yazanların başına bir şey geldiğinden korkuyla bakılıyor. O zaman bir içime kapanma oldu ama üniversitede biraz daha ufkum açılınca ben bu işi başarırım dedim ve o günden beri yazıyorum. Şiir, köşe yazısı, öykü vs.
  5. Son  zamanlarda kısa yazılar ve şiirler sosyal  medyada oldukça fazla yer almakta yazılan her mısra sizce  şiir  midir?Yazmak bir ihtiyaç mı?
    Elbette yazmak bir ihtiyaç insan sosyal bir varlıktır. Elbette ki yaşantısında kendini mutlu edecek aktiviteler yapmak zorundadır. Yazmalı da ama gerçekten bir amaç yoksa topluma bir katkı sunmuyorsa da yazmasın. Tam hatırlayamadım veya sözü yanlış biliyor olabilirim. Edebiyat bir felsefe ise şiir de onun bilimidir diye bir söz var. Aynen katılıyorum. İki mısra üç mısra veya sayfalarca bir anlam, duygu, amaç, imge ve düşünce taşıyorsa adına ne dersek diyelim iyidir. Ama ben sosyal medyadaki bir kısım zaten belli ediyor ama çoğunluğunun uzatılmış ergenlik gibi ego tatmini, var olma, bak bende entelektüelim havası vermek için yazılıyor ama olsun onlarda yazsınlar. Ne demişler atalar bitli fasulyenin kör alıcısı olur diye
  • Yorumlar 1
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Aksaray Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.