• BIST 100.474
  • Altın 275,494
  • Dolar 5,6898
  • Euro 6,2882
  • Aksaray 23 °C
  • Konya 21 °C
  • İstanbul 19 °C
  • Ankara 20 °C

Sorun'un öz'ü ve FranSarko..

Ramazan TOPRAK
Yazmayacaktım ama yapamadım..
Sorun, aniden çıkıp gelmediki.. bağıra bağıra geldi..
18 Ocak 2

1'de Meclis Kararı ile soykırımı tanıdılar..
Ekim 2

6 ayında da, "Ermeni soykırımı yok" diyene
1 yıl hapis ve 65
.


Avro ceza öngören tasarı geldi..
Ancak, ülkemiz aleyhtarlığı herkesçe bilinen Sarko,
1-2 yıllık ufukta NATO'ya dönüşü görünce
Türkiye'nin vetosunu aşmak için tasarıyı beklemeye aldı..
Diaspora Ermenileri ve arkalayan destekçileri,
Vardı-yoktu'yu geçmiş, tazminat aşamasına gelmişken
Bizler "böyle bir soykırım olmamıştır"la avunduk..
Oysa sorunun öz'ü bu değildiki..
Sorun'un öz'ü soykırımın olup olmaması değil,
Bu iddia üzerinden ülkemizin "vurulması" idi..
Sorunun takipçileri de yalnızca Fransızlar değil
Bütün dünyadaki "hristiyan fundamentalistleri" idi..
Bunu yalnız bizler söylesek, eminim, bazıları
Kafalarını şööyle bi'sallayıp imâlı imâlı bakardı..
Kimler mi söylüyor bunları, aktaralım:

Fransız yazar Pierre Loti'den:
"Türklerin hristiyan olmamaları,
Avrupa'nın gözünde temel bir eksiklik..
Ermeniler ve Ortodokslar bu hristiyan kimliğinden
Yeteri kadar faydalandılar ve herkesi bununla aldattılar.."
İyiki Pierre hayatta değil.. yoksa,
"Ey Pierre, bugün yaşasaydın,
Ya Fransa'yı âcilen terkederdin,
Ya da âkibetin meçhûldü ya da mâlumdu.."

5 Nisan 2

5'de Dışişleri Komisyonu'nda dinlediğimiz
Tarih araştırmacısı Levon Panos Debağyan,
"Bizler Gregoryanız..
Bizi Rum Patrikhanesine bağlamak istiyorlar..
Batılılar bizi kullanıyorlar..
Türkler bizi daima bağırlarına basmıştır..
Soykırım diye bir mesele yok, tehcir var" demişti..
Sayın Debağyan'a sesleniyorum:
"Sakın Fransa'ya gitme.. Ermeni asıllı da olsan,
Âkibetin meçhûl ya da mâlum olacak..
Kırk katır mı yoksa kırk satır mı?
Seç-beğen-al..!
FranSarko usûlü böyle artık..!

Asala adlı Ermeni terör örgütü,
1986'da faaliyetine son verdiktan sonra
1987 yılında konu Avrupa Parlamentosu'na taşındı..
Ve 1915 tehcir kararı sonrasında yaşananlar, ilk kez,
Avrupa Parlamentosu Kararı'yla soykırım olarak tanındı..
Sahne arkasından olayın nasıl gerçekleştiğini,
Görevi gereği bizzat takip eden Büyükelçimiz Pulat Tacar'ın
5 Nisan 2

5 günü Dışişleri Komisyonu'ndaki anlatımıyla aktaralım:
"Siyasi Komisyon'da soykırım tasarısı görüşme kaydını
Alman milletvekili bizzat bana dinletmişti..
Tasarı Komisyon'da oylanırken önce 16'ya 15 oyla reddedildi..
İtalyan Komisyon Başkanı tekrar oylattı,
Yine reddedilince toplantıya ara verildi..
Verilen arada lehte oy veren Parlamenterler bana geldiler ve
'Biz ve ailemiz ölümle tehdit ediliyoruz.. kusura bakmayın..
Biz bir sonraki toplantıya gelemeyeceğiz' dediler..
Akabinde sanki hiçbir şey olmamış gibi
Tasarıyı tekrar getirdiler ve Komisyon'dan geçirdiler..
Ölümle tehdit Parlamento oturumunda da devam etti..
Hatta Vedekit isimli bir Alman Parlamenter,
'Yahu biraz evvel ben buradan konuşunca bana silah gösterdiler,
Beni ölümle tehdit ettiler' deyince
Başkan, 'boş ver, önemli birşey değil' dedi..
Parlamento'nun beşte biri bile olmadan kararı geçirdiler.."
Gördüğünüz gibi,
Eşkiyanın yöntemi heryerde aynı..
* * *
Bu konuda mütevâzi olmayacağım:
TBMM tarihinde ilk kez şahsım tarafından
6 Ekim 2


tarihinde gündeme getirilen..
Biraz ayıp olacak ama,
5 yıllık kişisel mücadeleyle..
Üstelik biraz da gürültü patırtı çıkarmak suretiyle..
Zar zor gündeme aldırabildiğim..
"Tarihte Türk ve Ermeni İlişkileri" konulu
Genel Görüşme Önergesi'yle, Ermeni sorunu
13 Nisan 2

5'de Genel Kurul'da görüşülürken
Önerge sahibi olarak yaptığım konuşmada,
Siyasi tarihe kazandırdığım
"3T = Tanıma, Tazminat, Toprak" formülüyle
Sorunu tanımlamış.. ve,
Tanıma ve Tazminat safhaları sonrasında
Toprak taleplerine de sıra geleceğini" belirtmiş..
"Sözde dost ve müttefik(..!?) ülkeler,
Ermenilerin omuzlarından
Kendi ulusal çıkarları için bize ateş ediyorlar,
Hınçak ve Taşnak uzantısı Ermeniler de
Dost ve müttefik(..!?) ülkelerin omuzlarından
Bize ateş ediyorlar" demiş ve uyarmıştım..
* * *
Gâzi Mustafa Kemal Atatürk'ün taaa 1 Mart 1922'de,
"Ermeni milletinin gerçek çıkarlarından ziyade
Dünya kapitalistlerinin ekonomik çıkarlarına göre
Halledilmek istenen mesele" olarak
Teşhis ve tesbitinin yapılmış olması ise,
Dikkate alınmamış.. çarpıcı.. acı bir gerçek..!
* * *
Ekim 2


'de Fransız Le Monde Gazetesi'ne
Mülâkat veren Fransız General G.Boudiere,
"Fransız ordularına sığınan Ermenilerden
3 tabur oluşturarak cepheye sürdüklerini ve
3 binden fazla Ermeninin öldürüldüğünü" itiraf etmişti..
Kurtuluş Savaşı sırasında güneyimize kadar gelen Fransızlar,
İşgal ordusunda kullanarak cepheye sürüp öldürttükleri
Ermeniler karşısında bugün savunmasız kalınca,
Güncel çıkarlarıyla da örtüştürerek
Kirli ellerini bizim sularımızda yıkamaya çalışıyorlar..
Sorun, asıl/gerçek yüzüyle görülemez ise çözüm uzaktır..
Haa bu arada, gerginleşen Türkiye-İsrail ilişkilerinde,
Yahudi asıllı Sarko'nun çorbada tuzum olsun diye
İsrail'e destek çıkmanın yanısıra..
Ermenistan'a kadar uzatılan arz-ı mev'ûd'a
Destek atma olduğunu da unutmayalım..
Gördüğünüz gibi, bir taşla kaç kuş..
Bunlar bu işte..
Peki, ya biz..?

SÖZÜN ÖZÜ:

Sorun, Sarko'nun ne yaptığı ise,
Asıl sorun, bizlerin ne yaptığı değil mi..? RT.

E-Posta: ramazantoprak19@gmail.com
  • Yorumlar 1
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Aksaray Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.