• BIST 100.237
  • Altın 279,902
  • Dolar 5,7344
  • Euro 6,3129
  • Aksaray 20 °C
  • Konya 18 °C
  • İstanbul 16 °C
  • Ankara 18 °C

Sana.. Bana..

Ramazan TOPRAK

Diğergamlık,


"Komşusu aç iken tok yatan bizden değil" şiarını


Önce yüreğinde hissetmek, özümsemek,


Sonra insan ilişkilerinde gereğini yapmaktır..


Eş/dost/akraba, komşu vesair kendi insanlarının


Elinden ve/veya dilinden geldiğince yarasına merhem olmak,


Derdiyle dertlenmek, paylaşıp azaltmak,


Sevincini paylaşıp çoğaltmak..


Böyle değilse bir fert, bireyden de bahsedemeyiz..


Bireylerden bahsedilemeyen yerde toplumdan da bahsedilemez..


Olsa olsa bir güruhtan, kalabalıktan bahsedilebilir..


Bireylerden ve toplumdan bahsedebilmek için,


Eylem ve söylemlerin paralelliği,


Hatta aynılığı zorunlu..


 


Söylemlere gelelim..


Ferdin söyleminde yanlış bir şey bulmak zordur..


Çünkü konuşmanın herhangi bir maliyeti yoktur..


Ama, söylediğiniz şeyi yapmanın ciddi maliyeti vardır..


Her kim,


İnanç veya düşünce sistemi şablonlarını ezberleyip


Özümsemeden alır veya güçlü bir söylemi, emeği, projeyi


Çalıp pardon aparıp alır, yokluğunda sahiplenir, pazarlayıp satarsa..


Kazanır da.. taki sahibine yakalanana dek..


Ya da bilen biri kuyruğuna basana dek..


Gerçi bazı yavuz hırsızlar, emek/söylem sahibini bile bastırıyor ya..


O zaman da "nasıl olsa Herşeyin Sahibi biliyor.." deyip


Emek, düşünce hırsızlığını kabullenmek var serde..


Acı bedeller ödendikten, sorunlar altında kalındıktan sonra


Diğergam olmayanların,


Yavuz hırsızların foyası meydana çıkıyor ancak..


Ama ne gam..! ne önemi varki o zaman?


"Hep öyle olmuyor mu zaten?",


"Yazıklar olsun böylelerine!" mi demekle yetineceğiz?


Dedik ya..


Konuşmanın bir maliyeti yok.. bir dil, bir çene yetiyor..


O da herkeste var.. o zaman ne kaldı geriye?


Ne kalmadı ki?


Konuşan hariç tüm sorunlar ortada kaldı..



 

Eylemlere gelelim, yapılması gerekenlere..

Hep bir başkasından mı birşeyler beklenilecek..


Geleceğimiz tümüyle başkalarının insafına mı terkedilecek?


Bunun sonu hep hüsran olmuyor mu?


Her yanlışa zamanında, hakettiği şekilde müdahale edersek,


Sonu hüsran olmaz..


Geleceğinizi bütünüyle bir başkasının insafına terketmezsek,


Sonu hüsran olmaz..


Size söz verenlerin, söz, söylem ve eylemlerini takip edersek,


Sonu hüsran olmaz..


Yanlışı yapanın derhal bileğinden yakalayıp hesap sorarsak,


Sonu hüsran olmaz..


"Bize değmeyen yılan",


Başkalarını sokarken kafamızı çevirirsek tabiiki bin yıl yaşar..


Kafasını çevirenler mi?


Sıraları gelene kadar yaşayacaklar tabiiki..



 

Öyle olmayıp da,

"Kimi sokarsa soksun, yılan yılandır.. derhal ezilmelidir"


Dersek, yılan değil ama


Sen, ben, siz, biz, eşimiz/dostlarımız, çocuklarımız,


Hepimiz binlerce yıl yaşarız..



 

İnsanın kendine iyilik yapmasıdır, diğergamlık..

Yaparsın bir iyilik, o da döner sana..


İki taraf da kazanır.. ayrıca dostluk kazanır, pekişir..


Diyeceksiniz ki, bütün bunları herkes söylüyor..


Doğru.. ama herkes söylediğini yapıyor mu?


Eee, bu da doğru.. herkes söylediğini yapmıyor..


Olması gereken mi?


Eylemiyle söylemiyle aynı olmak..


Bunun maliyeti yok mu? Var, hem de nasıl..!


O maliyeti ödemeden, bedeli ödenmeden..


Haysiyetli, onurlu, dürüst olunmuyor.. kural bu..

 

Böyle olup olmadığını görmek için bir test yapalım.

Elimizi vicdanımıza koyalım..


Aşağıdaki birkaç soruyla,


Diğergam olup olmadığımıza..


Komşumuzun aç yatmasından rahatsız olup olmadığımıza..


Eylemlerimizle bu şiarın neresinde durduğumuza,


Beraberce karar verelim:


 

"Üretmesi sana.. karşılığını almak bana.."

"Yorulmak/çabalamak sana.. dinlenmek/oyalanmak bana.."


"Tasalanmak/kaygılanmak sana.. umursamazlık/kaygısızlık bana.."


"Yük taşıma /taşın altına elini sokma sana.. seyretmesi bana.."


"Üzüntü/sıkıntı sana.. sevinç/ferahlık bana.."


"Matem sana.. düğün bana.."


"Ağlama sana.. gülme bana.."


"Kaybı/zararı/götürüsü sana.. kazancı/kârı/getirisi bana.."


"Gideri sana.. geliri bana.."


"Açlık/yokluk sana.. tokluk/varlık bana.."


"Dert/tasa/hastalık sana.. derman bana, sağlık bana.."


"Sorun sana.. sorunsuzluk/çözüm bana.."


"Hayali sana.. gerçeği bana.."


"Çirkini/kötüsü sana.. güzeli/iyisi bana.."


"Cefası sana.. sefası bana.."


"Az'ı sana.. çoğu bana.."


"Kaz'ı bana.. tavuğu sana.." hatta


"Tavuğun çorbası bana.. suyu da sana.."


Kısaca


"Rabbenâ.. hep bana.."


Demiyenlere ne mutlu..


Aksi halde, "diğergam olmayanlar ..."


"Komşusu aç iken tok yatanlar ..."


 


GÜNÜN SÖZÜ:


 


"Allâh(CC), özü ve sözü bir olanların,


Yâr ve yardımcısı olsun.." RT.


 


E-Posta: ramazantoprak19@gmail.com

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Aksaray Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.