• BIST 100.237
  • Altın 280,080
  • Dolar 5,7344
  • Euro 6,3129
  • Aksaray 15 °C
  • Konya 15 °C
  • İstanbul 16 °C
  • Ankara 14 °C

prova...

Ramazan TOPRAK

provokasyon,


dilimizdeki karşılığı kışkırtma..


mevcut meşru, mâsum bir olayı, kalabalığı,


kışkırtma/tahrik/ajitasyonlar yaparak


olayı mecraından, çığırından çıkartmak suretiyle


meşruiyetini ve mâsumiyetini kaybettirecek boyutlara taşımak..


kimlerce..?


aralara sıkışan az sayıdaki provokatörce..


kimdir provokatör/kışkırtıcı..


ya doğrudan organize kirli bir senaryonun parçası,


bilinçli olarak provake eden, karıştıran..


ya da doğru olduğuna inandırılarak


senaryonun bir parçası haline gelmiş olan..


peki, senaryonun kurbanları kim..?


haklı veya haksız münferit bir olay üzerinden


mevcut veya oluşturulacak kalabalıklar ile


son kertede toplumun tümü..


onlar mâsum.. yalnızca


mâsum ve meşru bir amaç için


bir araya gelmişler, toplanmışlardır..


şimdi sıra kıvılcımdadır,


istasyonda benzin alırken çakmağı çakmak gibi


gayet mâsum(!) bir hareketle,


provokatör kıvılcımlarıyla rotaya(!) sokulurlar.. ve


büyük kitle yönlendirilerek kıvılcım yangına dönüştürülür..


son derece sıradan, basit ve mâsum bir olay bile


bu suretle büyük soruna dönüştürülür ve


münferit olay kitleselleştirilir..




bu ilk etap hedefidir..


bu aşamada önalınıp henüz


başlangıç aşamasında yangın söndürülmek isteniyorsa


provokatörler ile mâsum kitleler


birbirlerinden ayırd edilir ve


provokatörler hakkında hukukun gereği neyse


en hızlı şekilde yerine getirilirken..


mâsum kitlelere tezgah gerçek yüzüyle anlatılır


ve herhangi bir işlem yapmaksızın evlerine gönderilir..


böyle yapmak yerine


provokatörler ile


onların kurbanı olan kitleler


aynı kefeye konularak


aynı muameleye tâbi tutulurlarsa


işte o zaman provokatörlerin


ilk etaba dair hedefine hizmet edilmiş olur..


ne gibi..?




ilk etapta münferit bir olayın kitleselleştirilmesi,


geçici bir durum, geçici bir birliktelik iken..


provake edilen geniş kitleler hakkında da


provokatörler gibi muamele yapılırsa,


haksızlığa uğrayan,


hukuksuzluğa uğradığını düşünen kitleler


mâruz kaldığı muameleler nedeniyle


yönetime karşı öfke hissine kapılarak


katılaşırlar, keskinleşirler, kemikleşirler..


artık provokatörlerin istediği kıvama gelmişlerdir..


provokatörler,


asıl hedefe yönlendireceği geniş kitleyle


hem yönetim nezdinde aynılaşmışlar,


hem arada kaynamış ve iz kaybettirmişler,


hem de geniş kitleyi yönetim safından kopararak


kendi saflarına çekmeyi başarmışlardır..


bundan sonraki aşama


artık ellerinde tuttukları geniş kitleyi,


daha büyük hedeflere yönelterek


önceden belirlenmiş amaca(!)


hizmet edici şekilde yönlendirebileceklerdir..




meşru mâsum zemin, oltadaki balık..


aşırı güç kullanarak müdahale ise zokayı yutmak..


üzerine oturduğu zeminin çoğunlukla


haklı, meşru ve mâsum talepler/konular olmasının


provokasyonların tutmasında payı oldukça büyük..


sorunun tartışılması aşamasında bu yönleri öne çıkarılarak


provokasyona meşruiyet(!) bile sağlanmaya çalışılır..


zemininde kısmen de olsa haklılıklar varken,


müdahale biçiminde haksızlıklar varken


dış mihraklar veya bilmem ne vurgusu


haklılık tartışmalarının gerisine düşecek,


tartışılmayacak, fazlaca kaale alınmayacaktır..




bi'sonraki aşama..


meşruiyet ve mâsumiyete karşı aşırı güç kullanan yönetimi,


toplum vicdanında mahkum etmek suretiyle


toplumla yönetimi karşı karşıya getirmek,


toplum-yönetim ilişkilerini gerdirip koparmak ve


sonraki aşamalara hazır olacak şekilde


toplumu uygun(!) kıvama getirmek..


sıradaki..?




provokasyon senaryosu


bu şekilde gerçekleşmektedir..


senaryo bu iken


karşı senaryo yazılamıyorsa


sorunu da çözümü de koyabilmek mümkün mü..?


*


lâfıgüzâf: kurunun yanında yaş da yanar..


az yanlış: kurunun yanında istisnaen yaş da yanar..


çok yanlış: kurunun yanında genellikle yaş da yanar..


doğrusu: kurunun yanında yaşın yanmasına izin verilmez,


yoksa dünyada bedeli, ukbâda ağır vebâli vardır..


*


temel ile dursun yolda yürürlerken


biraz ileride yerde duran muz kabuğunu görürler..


temel dursun'a dönerek,


"Allah kahretsin, yine düşeceğiz..!"




temeller'in bile sadece fıkralarda


üzerine basıp düştüğü muz kabuğuna,


gerçek yaşamda.. göz göre göre.. ısrarla ve


her defasında düşülüyorsa, düşülecekse,


söylenecek başka sözümüz yok,


kendi düşen ağlamaz..!




E-Posta:
72c6>ramazantoprak19@gmail.com

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Aksaray Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.