• BIST 101.261
  • Altın 274,380
  • Dolar 5,6799
  • Euro 6,2717
  • Aksaray 27 °C
  • Konya 26 °C
  • İstanbul 27 °C
  • Ankara 27 °C

Normalleşiyoruz...

Ramazan TOPRAK
Normalleşiyoruz
derken, yalnızca

"Anormallikten kurtuluyoruz..

İşte şimdi devlet gibi oluyoruz" demek istiyoruz..

Diğer ifadeyle,

Normalliği anormal olarak kabul etmek..

Ne garip değil mi?

Asıl yadırganması gereken,

Tuhaf olması gereken anormallik olması gerekirken,

Normalleşmenin anormal bir olay gibi görülmesi..

O denli kanıksanmış ki,

Anormalliklerin çoğunun farkında bile olunmuyor..

Diğer ifadeyle, normal olan şeyler anormal..

Anormal olan şeyler, normal olmuş/kabul edilmiş..


Olağanüstü
dönemlerin.. ara dönemlerin,

Ülkeye ve topluma ödettiği acı bedellerin..

Açılan derin yaraların..

Ülkeyi şu kadar yıl geriye götürmesinin..

Tek kelimeyle özeti: normalleşiyoruz..

Toplum, zamanın ve şartların doğal akışı, seyri vs.

Herşey kendi mecraında evrilir, değişir, dönüşür, gelişirse,

Herşey kendi olağan akışında seyrederse,

Değişim, dönüşüm, gelişim sağlıklı ve kalıcı olur.. aksi halde,

Toplum mühendisliğiyle ifade edilebilecek şekilde,

Günlük yaşamın gerçekleri ve şartları,

Toplumun özdeğerleri hiçe sayılarak

İlgili ilgisiz hemen herşeye karışmak ve

Burnunu sokmak suretiyle yönlendirmeye girişilirse,

Bir süreliğine sınırlı ancak prematüre bir sonuç alınabiliyor..

Bu dönemlerin, toplumda ister istemez

Sakat, anormal etkilerini görebiliyorsunuz..

Hep anormalliği yaşaya yaşaya gün gelip

Aynı olayın normaliyle karşılaştığınızda duraksıyorsunuz:

Bir yanlışlık mı var? diye..


İşte bu
Ağustos Şûrası'nda yaşananlar da böyle bir şey..

Bir an için 14 yıl önceki, bizzat yaşadığım,

1997-Ağustos Şûrası'nda yaşananları..

Şöyle bir gözümün önünden geçirdim de..

Ne devlet vardı.. ne millî irade..

Ne kurumlar hiyerarşisi vardı.. ne kurallar hiyerarşisi..

Ne normlar hiyerarşisi vardı.. ne normal hiyerarşi..

Ne hak hukuk kavramı vardı.. ne de .......

Say sayabildiğin kadar..

Bunlar yoksa geride ne kalırdı ki devlet olma adına..


Sadece
infazlar vardı, yargısız..

Ne canhıraş ama sessiz çığlıklar, feryatlar yükseldi göğe..

Hemen hepsi dört duvar arasında kaldı..

Kimileri aç, bîilaç kaldı..

Kimileri, akıl hastanelerinde kaldı..

Kimileri, sessiz sedasız gözden kayboldu..

Kimileri, bu kadar da olmaz deyip yaşamlarına son verdi..

Kimileri, kanser tedavileri yarım bırakılıp hastanelerden çıkarıldı..

Kimileri de, "Gabar dağında iken..

'Cephede Allah Allah' diyerek terörist avındayken

Ani bir haberle karargâha çağrılıp

Üzerinde cephane dolu hücüm yeleği olduğu halde

'Cephe gerisinde Allah Allah dediği için'

Gözü gibi sevdiği, koruduğu Peygamber Ocağı'ndan kovuldu..
 

Belki
toplumun büyük kısmı bu çığlıkları duymadı..

Bu acıları yeterince anlayamadı..

Bu acıları yaşatanlar bu acıları hiçbir zaman anlayamadı..

Anlamak gibi dertleri de yoktu zaten..

Onların bir kısmının bu toplumla bile ilgileri, ilişkileri yoktu..

Bu acıları, bu çığlıkları yalnızca ve yalnızca,

"Herşeyin Sahibi" görüyor, duyuyor ve biliyordu..

"İlâhi Adaletin" günü de gelecekti bir gün..

Bu yolun yolcuları için bu yeterliydi zaten..

Onlar,

"Sabr-ı cemîl ile sabretmeyi..

Kemâl-i edep ile şükretmeyi lûtfeyle Allahım..!"

Diye dua ettiler..

Gün oldu devran döndü..

Keser döndü sap döndü, gün geldi hesap döndü..

Her yolun gidişi olduğu kadar

Bir de dönüşü vardır..

Yola çıkanlar, sanki dönüşü hiç olmayacakmış gibi

Gittikleri yolda,

Yanlışlıkların tohumlarını eke eke giderlerse..

Dönüşlerinde,

Ektikleri kötü tohumların,

Kendi yollarını nasıl tıkadığını gördüklerinde,

Son pişmanlıkları fayda vermezdi, vermeyecektir de..

Yol, onlara geçit de vermeyecektir..


Derviş
Yunus'un dediği gibi,

"Sözü eğri büğrü söyleme

Seni sıygaya çeken bir Molla Kasım gelir.."

Nitekim bir Molla Kasım geldi..

Bir Başbakan.. bir Recep Tayyip Erdoğan geldi..

Yanlışlıkların sayfalarını yırtıp yırtıp attı..

Eğrilikleri, büğrülükleri önemli ölçüde düzeltti..

Şimdi herkes ve herşey, yerli yerine..



GÜNÜN
SÖZÜ:

Eğri..
bir yere kadar, ama

Doğru.. sonuna kadar gider.. RT.



E-Posta:
ramazantoprak19@gmail.com

  • Yorumlar 1
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Aksaray Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.