• BIST 100.461
  • Altın 275,225
  • Dolar 5,6856
  • Euro 6,2833
  • Aksaray 25 °C
  • Konya 25 °C
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 22 °C

MENZİL KÖYÜ.........

Gökten ÖZTÜRK

                Uzaklarda bir köyüm var
                Dökülür içinde sırlar

                Gelen giden onu sorar

                Adı menzil bir köyüm var

 

  

     Menzil ?...Nedir bu menzil hedef mi durak mı...Yoksa yolunu şaşırmışların hidayete erdği bir yer mi.Bugün Allahın izniyle Menzildeyiz gönlümüz orada başlığı okuyan birçok arkadaşın neden bahsettiğimi tahmin ettiğini biliyorum.

    Evet bugün Menzildeyiz.Gözyaşlarının sel olduğu insanlığın birbirine Allah sevgisiyle baktığı ırk ayrımı yapılmaksızın herkesin kabul edildiği bir yer.Hani Mevlana Celalleddin Rumi Hazretleri diyor ya      

   

Gel, gel, ne olursan ol yine gel,
ister kafir, ister mecusi,
ister puta tapan ol yine gel,
bizim dergahımız, ümitsizlik dergahı değildir,
yüz kere tövbeni bozmuş olsan da yine gel...



Menzil aynı Mevlana Celalleddin Rumi Hazretlerinin dediği bir köy.Orada büyük bir Allah dostu yaşar;Seyyid Abdülbaki Hazretleri...Gavsul azamdır öyle güzel öyle tatlıdır ki onu gören aşık olur.O Allah dostu insanı Peygamberimiz Hz.Muhammed  S.A.V 'e götürür Allah'a götürür eğer onun yolundan gidersen.

    Türkiye'de  yaşayan evliya olduğuna inanmazdım benim aklımda sadece eskiden evliyalar olurdu tarihimizde 18

lere kadar o zaman da evliya bulunur sanırdım ama yanılmışım ta ki 1993 yılına

kadar arkadaşlarım beni menzile götürdüler  orada Seyyid Muhammed Raşit Hazretleri  vardı.Herkes SEYDA diyordu.Onu gören onun duasını alan hayatında değişiklikler oluyordu sarhoşlar içkiyi bırakıyor namaza başlıyordu.Arkadaş çevresini değiştirip yepyeni bir insan oluyord.

   Bizi götüren arkadaşlarımdan Allah razı olsun.Bizde alkolü bırakmış namaza başlamıştık.O dönem deki gazeteci arkadaşlarım bilir eğlencelerden kendimizi çekmiştik.Deli diyen oldu aldırmadık kafasını kırdı dediler aldırmadık çünkü manevi hayatın güzelliklerini görmüştük.1993 yılının ekim ayında Seyda Hazretleri vefat etti.Tam bir ALLAH dostunu bulmuşken onu kaybetmek bizi derinden sarstı.

   

    Gitme köyünden gitme dön geri

    Ağlatma Seydam biz sofileri

    Bir daha gitme bizi terketme

    Gidipte sofileri perişan etme

 

 Gitti SEYDAM emanet Seyyid Abdülbaki Hazretrlerine  verilmişti.Şimdi ona bağlanmıştık yaralarımızı o sardı sofiler Seyyid Muhammed  Raşid Hazretlerini unutamadı.

  Aradan tam 19 yıl geçti.Gavsul Azam Seyyid Abdülbaki Hazretleri sofileriyle dünyanın her yerine manevi yardımlarıyla himmet ediyor.

   Anzer balının tadına bakmayan himmetin ne olduğunu bilemez.Anzer balı yemek istiyorsan Menzil'e gideceksin veya Sadatı Kiramın vakıflarına koşacaksın Türkiyenin her vilayetinde her ilçesinde Avrupanın her yerinde Menzilin kurduğu vakıflar var oralardan nasibini alacaksın.

 

  Rabbim inşallah sizleri Allah dostlarını görmenizi nasip eder ve onların dualarına mazhar olursun

Belki seversiniz diye Menzilden bazı güzellikleri de burda yazacağım

 

Menzilde Acemi bir sofi adayı Gavsımızı hane-i sadetlerine kadar takip eder.Gavsımız tam içeri girecekken bir kaç defa seslenir: Abdulbaki Bey!,Abdulbaki Bey!,Abdulbaki Bey!, Gavsımız geri döner. Sofi adayı''Afedersiniz Abdulbaki bey şayet müsaitseniz bir tevbe rica edebilirmiyim?''der. Gavsımız tebessüm buyururlar hemen oracıkta tevbe verirler. Sonra Gavsımız buyurur''Bu da bizim kibar sofidir''

 

 

 

 

GAVSI SANİ HZ. Lerinin DÜZCE VAKIF GÖREVLİLERİNE YAPTIĞI SOHBET
Nakşibendi yolu kalbi nakşetmektir. Bu yol hakikattır. Olmasa idi 8

yıl bozulmadan durmazdı. Hatta onunda evveli vardır. Bu nakış özü itibari ile lafzı celalde vardır. Bu yol Ebubekir sıddıka dayanır. Sizde bu yola sahip olun. Çok çalışmak lazım.

Hz. Peygamber buyurduki ‘’ Bu dünya melundur. İçindekilerde melundur. Ancak niyet c.c. Rızası olanlar hariç. Bu hadisin tefsirine dayanarak Gavsımız r.a. buyurduki ‘’İnsan sabahleyin kalkarda kalbinden bir iki dakika niyet olması şarttır. Yarabbi ben sizin için gidip çalışacağım Gayemiz sizin rızanızı almaktır. Gaye bu çalışmak kendi rızkım için değildir. Razık-ı Mutlak sensin. Yarabbi çalışsamda çalışmasamda bana vaad etmişsin. Ben sizin rızkınızı vereceğim diye söylemişsin. Aile efradımızı üzerimize vacip etmişsiniz. Yarabbi bu ailemin ihtiyacını görmek için gidip çalışacağım. Böyle bir niyet ederse kalbinden sanki o insan camiye gidip secdeye gidip ta akşam oluncaya kadar ibadet etmiş gibi olur. Çok çalışmak lazım.
u Teala kullarını; kendi nefsinden çok sever zararlı olan şeyleri yasaklamıştır. Nehyi anil münker etmiştir. Faydalı olanları helal etmiştir serbest bırakmaştır emri bin magruf etmiştir.
Dünya için nasıl çalışıyorsak ahiret içinde çalışmak gerekir. Dünya için çalışmayan bir su bardağı dahi alamaz. Ahiret içinde çalışmak lazımdır. Ahiret ortaklığı dünya ortaklığı gibi değildir. Dünyada iki ortak fabrika kursa aylık mesala 1

milyon kar etti. Bunu elli elli paylaşmak gerekir. Ahiret ortaklığı böyle değildir. Mesala sofi birine sebep olsa o kişi 1

milyon sevap işlese aynısı o sofiye de yazılır. Bütün sadatlarada yazılır, Ta resulullah a.s. kadar yazılır.

Sadatlar fabrikayı kurmuş. Siz ona işçi olun. Çalışmazsanız maaşınızı alamazsınız. Kişi çalışmada himmet istiyor. Öyle olmaz. SADATLAR ’IN MEMURLARIDIR. ÇALIŞANA HİMMET OLUR.
Şeytan insanın düşmanıdır. Düşman düşmana acımaz. Zikir çekmiyen insanda u teala şeytana yetki vermiş bütün damarlara girer. Kalbe vesvese verir.
u Teala şöyle buyuruyor ‘’Gul euzu bi rabbin nas melikin nas ilahin nas minşerril vesvasil hannas.’’ Kuranda namazda zikirdir. Ancak Sadatların verdiği zikir çok kısa zamanda ulaştırır. Ocağı sobayı nasıl yaktığın zaman duman is borulardan çıkar geriye pislik bırakır, bunu temizlemek gerektiği gibi kalbide zikir temizler. Hem zikir hem günah işlediği zaman zarar görür Günahı terk etmek lazımdır. Çok çalışmak lazımdır. Ve Hatasız kul olmaz.
İnsanlarda hata yapar, ikaz etmek lazım. İkaz etmek hayırdır. Birleşmek lazımdır. Melekler günah işlemezler, Peygemberlerde işlemez, Evliyalar hata yapabilir ama makamına göre yaparlar.
Gavsımız Rahmetullahi Aleyh buyurduki ‘’ İnsanlar ahmaktır. Beş yaşındaki bir çocuk deseki şu delikten içeriye yılan girdi kimse o deliğe elini sokmaz bilirki yılan zarar verir. u Teala 124 bin Peygamber göndermiş hepsi tehlikeye karşı ikaz etmişler anlatmışlar herbişeyi söylemişler ama insan buna itibar etmez Çok çalışmak lazım Çalışmayana Himmet etmeyiz.
Peygamberimiz bütün Peygamberlerin tacıdır. u Teala onu bütün kainatın üzerinda yaratmıştır. Onun şefeatı olmadan hiçbir Peygamber Cennete giremez Peygamberimizin şefeatı üzerinize olsun.
Dikkat edeceksiniz. Dikkatli olacaksınız. Salih amel işleyin. Salih amel ’ın rızasıdır. İnsan yaşasa yaşasa 1

sene yaşar. Bunu elli senesi uykuda geçer. Kalan 5
yılın 15 senesinde sorumluluk yoktur çocukluktur. Kalan 35 yıl̷
;Onun bir kısmı dünya meşgalesi çoluk çocuk evdeki hanımla iş güç böylelikle ömür biter. Çok çalışmak gerek. İnsan dünyadan bir kefen götürür. Oda 3 ay 5 ay engeç 6ay sonunda çürüyüp toprak olur. İnsanda çıplak kalır. Salih amel örtüdür. Dübnya çalışması boşa çıkar. Dünyada altın gümüş vardır, ahirettede vardır. Onlarda dünyadan giden Salih amellerdir.

Dünya şuan en kötü anını yaşıyor her bir taraf küfür olmuş. Bu öyle olmuşki küfür deniz gibi evlere kadar girmiş. Sadatların gemileri var SADATLARIN GEMİLERİ NUHUN GEMİSİ GİBİDİR. Bu gemilere binmek lazımdır. Birlik beraberlik olmak klazım. ZOR DİYORSUNUZ. ZOR OLACAKKİ İMTİHAN OLSUN. KIYAMET YAKINDIR. ÇOK ÇALIŞMAK LAZIM Bize dua edin bizde dua ederiz. SİZİDE BİZİDE ’U TEALA SADATLARIN YOLUNDAN AYIRMASIN MUHAFAZA ETSİN AHİRETTEDE BERABER OLURUZ İNŞ. Bu şekerden alın . Hadi siz gidin bende istiharet edeceğim

7.
5.2

8

ÇARŞAMBA

 

 

Urfalı Halil Abimizden


                  Sofilerimden razı mısın ?




    Urfalı bir Halilimiz vardı. Gerçekten hoş bir sofiydi. Onun bir duası vardı. Hz. Sultana o kadar aşıktı ki ; devamlı ̶
;Ya Rabbi benim canımı Sultanımdan önce al” derdi.Rabbım duasını kabul buyurdu ve Seyda Hz. lerinden önce darul bekaya göçtü. Gerçekten erkek sofilerdendi. O anlatmıştı.. :


Birgün Seyda hz.leri ile beraber hacca gittik.Mekke-i Mükerreme’de hacc farizasını yaptıktan sonra Medine-i Münevvere’ye avdet ettik. İlk gece uyku ile uyanıklık arasında bir ruya gördüm. Seyda hz.lerinin Babusselam kapısından girip pür edeple Peygamber (s.a.v.) efendimizin Markadına yöneldiğini gördüm. İki cihan serveri nur halesi şeklinde ayağa kalktı. Seyda hz.leri (k.s.a.) selam verip;


- Ya RasulAllah benim sofilerimin arasında Ebubekir (r.a.) meşrebinden olanlar vardır. Hz. Ömer (r.a.) meşrebinden olanlar vardır. Hz. Osman (r.a.) ahlakından olanlar vardır. Hz. Ali (k.v.) gibi olanlar vardır. Sofilerimden razı mısın?


RasulAllah (s.a.v.) efendimiz gülücükler saçarak mis kokuları saçarak tebessüm etti.


- Oğlum Raşid .. Ashabıma bir sorayım. dedi.


Ve rüya orada kesildi. Ertesi gün ben çok ağladım. Allah’a yalvardım.. ne olur bu rüyanın devamını göreyim diye. O gece tekrar istihare yaptım yattım. Rüyamın kalan kısmını şöyle gördüm.


Seyda ks. Hz leri gene babusselam kapısından girdi ve Allah rasulüne selam verdi.
Peygamber efendimiz bu sefer sahabileri ile beraber kalkmıştı. S.Muhammed Raşid hz lerine dönerek :


- Oğlum Raşid ̶
;Ene Raziye Sahabiye Raziye” ( Bende sahabilerimde müritlerinden razıdır) dedi.


Elhamdulillah.. Bu rüya beni çok sevindirdi.


Evet gardaşlar Urfada çok erkek sofi vardı Elhamdulillah .. Hele bir de Hamo dayımız vardı. Görünüşü hoş olmayan kısa boylu fakat kimsenin işine karışmayan kendi halinde bir Veli idi.. Menzil’de kahveye oturur, trafo misali elini işaret ettiği insanlar cezbeye düşerdi. Ölmeden evvel köyüne yakın bir tepede yatan bir Allah dostu varmış. O mubarek gelip,


- Hamo ben orda yalnızım vefat etiğinde vasiyet et de seni benim yanıma gömsünler. Oda peki der ve vefatından sonra oraya defnedilir̷
;


Birde hafız Kemalimiz vardı. İki gözüde ama idi. Menzil’e geldiğinde o kadar kalabalığın içerisinde Sultanım diyerek Seyda hz lerini koklaya koklaya bulurdu. Bir gün kahvede sohbet ederken Hafız kemal ayağa kalktı. ve
- Sofiler, bizim güzel bir adetimiz vardı. Menzil’e gelirken arabanın içerisinde rabıta yapardık. Fakat şimdi Menzil’ e gelen otobüslerden rabıta kokusu alamıyorum ve bu beni çok üzüyor.

Şimdi kardeşler iki gözü ama olan bir insan bizlerin rabıta yapıp yapmadığını nasıl biliyor. Elhamdulillah bunların hepsi veli idi .. vefat etmeden bir gün evvel, hanımına


- Yarın menzile gideceğiz ben vefat edeceğim sultanım ne emrederse sende onu yapacaksın. demiş..


Ertesi gün ailesi ile birlikde Menzil’e gelmişler. Seyda hz.lerini ziyaretten sonra kahtada bir işleri çıkıyor. Menzil çıkışında taksi kaza yapıyor sadece Hafız Kemal alnından hafifce yaralanıp orada şehit oluyor. Cenazesi ailesine gösteriliyor. Bacımız şöyle diyor:

- Bu mu hafız Kemal ? Sultanımın canı sağolsun..


Hiçbir tepki göstermiyor. Elhamdulillah bacımızın sadakatına bakın̷
;..


    Selam saygı ve dua ile

 

 

                      Gökten Öztürk


  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Aksaray Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.