• BIST 100.237
  • Altın 280,080
  • Dolar 5,7344
  • Euro 6,3129
  • Aksaray 15 °C
  • Konya 15 °C
  • İstanbul 16 °C
  • Ankara 14 °C

Kuşlar kadar duyarlı olabilsek

Erdoğan KAYA


Geçtiğimiz günlerde elime bir resim geçti, bu resimleri köşemde
de paylaşıyorum. Çevreyi kirleten koca gövdeli dinozorların yaptığı
çevre kirletmesini iki karga kuşu alıp çöp kovasına atıyordu. Ne kadar
anlamlı ders verdiklerini görmeniz için resimlere bakarsanız
anlarsınız. Toplum olarak hala çevre bilincini kavrayamadığımız ve
kargalar kadar çevreyi koruyamadığımızı anlamamıza yeter.


Geçtiğimiz günlerde bir kurumda arkadaşlarla sohbet ediyoruz.
Bana enteresan önerilerde bulunarak, “ sen çok okunan bir yazarsın şu
düşüncelerimizde bir yazsana” diye istekte bulundular. Aslında talepleri
gerçekten çok güzel ve yazmaya değerdi. Bende kendilerine siz bana çok
okunduğumu söylüyorsunuz ama bazıları da farklı düşünüyor dedim.
Söylediklerini aynen aktarayım benden nefret edenler duysun, gerekirse
isimlerini de veririm. İlimizin saygın sevilen insanları:


sabah gazeteyi elimize aldığımızda ilk okuduğumuz bir köşe yazarısın.
Kimin ne söylediği önemli değil, elbette her yazınızı herkesin
beğenmesi mümkün değil. O sevmeyenlerde belki sabah sizi ilk
okuyanlardandır” diye iltifatta bulundular.

İsteklerine
gelince, çok önemli bir husus toplum olarak birbirimizin hak ve
hukukuna riayet edip saygı göstermememiz. En çok takıldıkları konu ise
adam girip olmuş karşında hapşırıyor elinde selpakta yok. Üstelik
hapşırdığı eli ile sizinle toka yapıyor. Kardeşim ben senin gribini
nezleni elime sürmek zorundamıyım. Elini sıkmasam adam güceniyor, neden
bunlara dikkat etmeyiz.


Sokakta ellerinde kola ile giderken içtikleri kola kutularını
neden çöpe değil de sokağa atıyorlar. Umumi tuvalete girip çıkanların
ekserisi ellerini yıkamıyor. Yıkamadığı elinde taşıdığı mikrobu başkası
ile tokalaşırken ona yaymıyor mu? Neden insanlar hala el yıkamasını
öğrenmediler. Elini yıkayan bazıları da kullandıkları peçete ve
selpakları bedava diye düşüncesizce kullanıyorlar. Bir başkasına da
lazım olur diye düşünmüyorlar. Evet, aynen katılıyorum ve konu ile
bağlantılı bir fıkra aklıma geldi onu sizlerle paylaşayım.


Konferans sırasında arkadaş olan üç uzman birlikte tuvalete
girerek ihtiyaç gidermişler. İşini ilk bitiren ellerini yıkadıktan
sonra makineden peş peşe kurulama kağıtları alıp ellerini kurulamış.
Tam 16 adet kağıt havlu harcamış. Arkadaşlarına dönmüş: Ben ODTÜ
mezunuyum, bizim okulda önce temizlik öğretilir. İşini ikinci
bitiren tek bir kağıt havlu çekmiş ve elini kurulamış ve diğerlerine
dönmüş: Ben Bilkent mezunuyum, bize okulda çevreciliği öğrettiler.
Çok kağıt harcamak çevreye zararlıdır? Üçüncü kişi ne ellerini
yıkamış, ne kağıt almış. Kendisine şaşkın şaşkın bakan arkadaşlarına
dönmüş: Ben Boğaziçi mezunuyum, biz elimize işemeyiz!

Bu fıkradaki esprinin aslında doğru olanı hiçbirisi değil, ihtiyacın kadar olanı kullanmaktır.


Geçen günlerde bir dostum şunu söyledi; “ havaların iyi olduğu
bir gündü üç genç Ulu ırmak kenarındaki banklara oturmuşlar ellerinde
bir poşet kuruyemiş ve içecek. Bir saat onu yiyip çevreye attılar, ben
bunları zabıtaya şikayet ettim ne gelen oldu nede bakan, zaten gelseler
de adamlar çevrenin içine ettiler gittiler” dedi.

İnsanların
başına polis ve zabıta dikmeye gerek yok, insanların aldığı terbiye ve
görgü ile alakalıdır. Bu gençler belki de yarının idarecileri
olacaklar ve bu işlere bakacaklar. Adam içtiği içeceğin kabını sokağa
atıyorsa, insanların oksijen almaları için dikilen ağaç ve yeşil alana
zarar veriyorsa o onun görgü ve terbiyesini ortaya koyar.


Belediyenin şehrin güzelliği için gözü gibi baktığı yeşillikte
adam at otlatıp inek güdüyorsa daha çok işimiz var demektir. Sulu
çamaşırını balkona asıp gelip geçenin kafasına akıtan, balkondan
komşusunu üstüne sofra ve halı çırpan hanımı görgü ve medeniyet okuluna
göndermek lazım. Kış günü balıkçılar yıkadığı balığın suyunu sokağa
akıtıp gelip geçenin ayağı ile evlerine balık kokusu gönderiyorsa, o
balıkçıları çok eğitmek lazım. Görgü ve medeniyet parayla alıp
satılmaz, insanın içinden gelen bir durumdur.



  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Aksaray Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.