• BIST 101.261
  • Altın 274,380
  • Dolar 5,6799
  • Euro 6,2717
  • Aksaray 27 °C
  • Konya 26 °C
  • İstanbul 27 °C
  • Ankara 27 °C

Keser Dön..

Ramazan TOPRAK
* zaman gazetesi avrupa 
genel yayın yönetmeni-yazarı mahmut çebi, 
"ahmet şık ve soner yalçın'ın hapse atılması, 
ergenekon davasını uluslararası boyuta taşımak için 

yapılmış bir derin tezgahtı.. çok iyi tuttu"
* zaman gazetesi istihbarat şefi 
ibrahim doğan twitter hesabında, 
"bezm-i alem camisine gezi direnişçilerinin girdiğine 

delil gösterilen bira kutularına" ilişkin soruya,
"evet, o bira kutularını sonradan biri koydu, 
müezzin de bunu teyid etti" 
devamında,
"haksızlık karşısında susan dilsiz şeytansa, 

çıkarlar örtüşene kadar susan nasıl şeytan" sorusuna,
"sokağa çıkmak gayrımeşru demedim, 
şiddet meşru değil diyorum".. 

bir adaletsizliğe, 
yalan ve iftiraya karşı 

yapılması gerekenler "hemen"dir.. 
sonradan "kazası" olmaz işin.. hele hele, 
"hîn-i hâcette lazım olur" deyip 
"dürüstlüğü bir çıkına sarıp" sarmalayıp 

"hesabına geldiğini düşündüğü zaman dilimine dek" bekleyip.. 
zamanı geldiğinde "dem bu dem" deyip 
çıkınından çıkardığı dürüstlük söylemiyle 
"hakperestliğe ve dürüstlüğe" yeltenmek affedilir şey mi..?

mâlum,
haksızlık karşısında susmanın 
dilsiz şeytandan sayılabilmesi için, 
önce "elle düzeltilebiliyorsa elle", 
olamıyorsa, "dille düzeltilebiliyorsa dille", 

onunla da düzeltemiyorsa "kalben buğzetmek" gerekiyor, 
ki bu en alt seviye, bunun tezahürü bile yeterliydi..
göremedik..

hal böyleyken
bir haksızlığı görmezden geldiği, 

yalan ve iftira olduğunu bildiği halde
hesabına gelmediği zaman diliminde susanların, 
gün olup devran dönüp hesapların tersine döndüğü, 
yeni! hesabına uygun düşeceği zaman diliminde,

"tanıklık edip duyarsız kaldığı adaletsizliği",
"sessizlikle geçiştirdiği yalan ve iftirayı" 
yeni hesabına uygun düştüğü zaman diliminde,
"malzeme yapmaya kalkışması", buradan da

"hakperestlik ve dürüstlük" devşirme çabası, 
hiç de hoş görülebilir bir tavır olmadığı gibi,
dilsiz şeytan olmayı tevlid eder mi sorusuna,
"onu Allah(CC) bilir" deyip 

vicdanlarınıza havale etmekle yetiniyoruz.. 

böylesi bir durumda, hiç değilse  
dilsiz şeytanlıkla suçlanmaktan kurtulmanın yolu, 
"o zaman diliminde hesabınıza gelmediği için 

haktan ve doğrudan kaçındığınızı" itirafla, 
hesabınıza geldiğini düşündüğünüz zaman diliminde 
"mertliğe sığmayacağı için kullanmayacağınızı" belirtip
"özür/af dilemek" en doğru davranış olacaktır.. 

demokratik tövbe bunu gerektirir, 
ilâhî tövbe bunu gerektirir.. bir de 
aynı veya benzeri yanlışlara son vermeyi.. 
dememiz o ki,
adaletin insanlara, şartlara göre hizaya gelmediği,

insanların adalete göre hizaya geldiği
bir ülkede yaşamak, onur..

özünde kürrece "hasbîlik" barındıran,
özünde zerrece "hesapçılık" barındırmayan,

özünde zerrece "yalakavukluk" barındırmayan, 
"eğrilirsen kılıcımla doğrulturum" tavrını şiar edinen,
yalnız dostların değil düşmanların bile güvenini kazanan 
"muhammed'ül emîn" sıfatıyla mücehhezlik değil mi, 

insanı insan yapan, müslümanı taçlandıran, 
yöneteniyle, yönetileniyle.. güçlüsüyle, güçsüzüyle..
galiba bunun yokluğundan, tüm yaşananlar.. 
özellikle son zamanlarda..  



Ramazan Toprak
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Aksaray Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.