• BIST 100.237
  • Altın 279,902
  • Dolar 5,7344
  • Euro 6,3129
  • Aksaray 20 °C
  • Konya 18 °C
  • İstanbul 16 °C
  • Ankara 18 °C

Karpal Tünel Sendromu

Abdullah GÜDENDEDE
Fizik Tedavi ve Güncel Sağlık
Sorunları


 İnsan
yaratılışı itibariyle eşrefi mahlûk yani yaratılanların en şereflisidir. Eşrefi
mahlûk oluşunu aklına ve o aklın iradesine borçludur. Bu bağlamda zihnimiz
bizim için hem somut hem de soyut manada değerlidir. Düşüncelerin soyut bir
formda fakat somut olan beyinde hayat bulması çok büyük bir hikmettir. Beynimiz
dün olduğu gibi bugünde tıp camiasının üzerinde ilgiyle çalıştığı bir alan. Bu
kadar büyük bir nimet olan beyinde soyut olan düşüncelerin madde âleminde hayat
bulması için kullandığımız yegâne aracımız ise ellerimizdir. İnsanın en büyük
‘oyuncağı’ olan, vücudumuzun küçük ama en işlevsel parçalarından olan ellerimiz...
Zamanla çeşitli sebeplerden dolayı işlevini yerine getirememek de, acı ve
güçlükler çekmektedir. Sinir sıkışmaları olan bilinen ve gerçekten rahatsız
edici ve kısıtlayıcı olan bu sorunlar sonrasında da hayatımızı olumsuz yönde etkileyen
sonuçlar doğurmaktadır. Biz bu hafta yazımızda el –el bileği üzerinde en çok
görülen karpal tünel sendromu üzerinde duracağız.



                                                                              



Karpal
tünel sendromu; median sinirin, el bileği seviyesin de çeşitli yapılarla ele,
oradaki bir tünelden geçerken sıkışması sonucu meydana gelen bir
rahatsızlıktır.  Klinikte ise en sık
rastlanan sinir sıkışma tablolarından biri olarak karşımıza çıkmaktadır. 5
yaş
üzerindeki kadınlarda daha sık görülmektedir. Kadınlarda bu sendromun görülmesi
erkeklere oranla 3 kat daha fazladır.



Hastalık için temek
risk faktörleri ise; aşırı güç harcanan aktiviteler, pozisyonlama hataları,
tekrarlı el- el bileği hareketleri, vibrasyon(titreşim), hobiler ve mesleki
etkenlerdir. Yan taraftaki  el şeklinde
koyu bölgede özelliklede başparmak bölgesindeki kaslarda güçsüzlük yine koyu
bölgede ağrı ve uyuşukluk, karıncalanma ve yanma problemleriyle birlikte
terleme ve reflekslerde kayıp görülebilmektedir. Hasta parmaklardaki uyuşmalardan
dolayı elindeki cisimleri düşürmekten şikâyet eder. Ellerini salladıklarında ve
pozisyon değişimlerinde bu şikâyetlerinin azaldığını hissederler. Başlangıç
dönemlerin de şikâyetler gece fazlayken, ilerleyen dönemde gece ve gündüz şikâyetlerinin
arttığını görürüz. Bu şikâyetlerin arasında sabah sertliği de olabilmektedir.



 



         Hastalığın
seyrini 3 dönemde inceleyebiliriz.



Erken dönem: Gece
ağrısı ve duyu problemleri şeklinde görülür.



İlerleyici dönem: Gün
içinde de bu belirtileri görmeye başlarız. Kasların güçsüzleşmesi de şikâyetlerimizin
arasına eklenir. Şişlikler görülür. Bası ortadan kaldırılmadıkça sinirde
harabiyet meydana gelmeye başlar.



Geç dönem: Başparmak
bölgesindeki kasların zayıfladığını(atrofi) gözle görebiliriz. Sanılanın aksine
bu dönemde ağrı şikâyeti azalmaktadır. Bunun sebebi sinirin iyileşmesi değil,
sürekli bası ve sıkışmadan dolayı kalıcı harabiyet yaşamaya başlamış olmasıdır.



 



Tedavisini
iki şekilde inceleyebiliriz. Bunlar Cerrahi tedavi ve Fizik tedavidir. Fizik
tedavi de temel hedeflerimiz: Ağrı ve parestezileri(anormal duyu) azaltmak,
günlük yaşam da el fonksiyonlarının sürdürülmesinin sağlamak, kas gücünün devamlılığı,
artırılması ve hasta eğitimidir.



 



Hasta
eğitiminde ise özellikle dikkat etmesi gereken şeyler: Günlük yaşam
aktivitelerinde elin öne ve arkaya doğru hareketlerinden kaçınmak.  Örgü, dikiş dikme, gazete okuma, araba
kullanma, telefonla konuşma, daktilo yazma, çalgı aleti kullanma gibi
durumlarda modifikasyonlar geliştirmek, kavramayı kolaylaştırmak için çatal,
kaşık, diş fırçası, tıraş takımları vb. saplarının kalın olanını tercih etmek. Sürekli
klavye, Mouse kullanımı, bölgeye bası yapacak uğraşlardan kaçınmak. Bilgisayar
kullanımda yardımcı aparatları tercih etmek, pozisyonel düzgünlüğe dikkat
etmek. Objeleri uzun süre tutmamak ve taşınmamaktır. Yazı yazmanın gerektiği
durumlarda ise el bileği desteklenmelidir. İş yerinde ise ergonomik (çevresel)
düzenlemelerin yapılmasını sağlanmalıdır. Bu ve benzeri uygulamalarla bu
sendroma yakalanma riskinizi en aza düşürebilir, eğer benzer bir şikâyetiniz
varsa rahatsızlığın semptomlarını en aza indirgeyebilirsiniz.



 



Sağlıklı,
mutlu ve ağrısız günler dileğimle…



 



Fzt. Abdullah GÜDENDEDE



 



 





  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Aksaray Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.