• BIST 106.784
  • Altın 325,733
  • Dolar 6,2134
  • Euro 6,8286
  • Aksaray 15 °C
  • Konya 11 °C
  • İstanbul 12 °C
  • Ankara 11 °C

İstiklal Marşının Kabülü

Mustafa BOZDAĞ


İstiklal
Marşının Türkiye Büyük Millet Meclisinde kabul edilişinin 93.Yıldönümünü büyük
bir gururla idrak ediyoruz. Kurtuluş Savaşı yıllarında milletimizin tarihe
geçen eşsiz mücadelesi, Milli Şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un dizeleriyle
ölümsüzleşmiştir. Savaşın en çetin günlerde kaleme alınan umut dolu, iman dolu,
çağları aşan mesajlarıyla İstiklal Marşımız, 12 Mart 1921'de TBMM tarafından
Türkiye Cumhuriyeti'nin Milli Marşı olarak kabul edilmiştir.
Bugün bu
mutluluğu yaşıyoruz.



Milletimizin
düşmana karşı var olma mücadelesi verdiği yıllarda, onca imkansızlıklara
rağmen, Anadolu’nun birçok yeri işgal altında olduğu halde Mehmet Akif şiirine “KORKMA” diye başlamıştır.
“Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak; Sönmeden yurdumun üstünde tüten
en son ocak”. Bin yıldır bu topraklarda yaşayan milletimizden geriye tüten bir
ocağı da kalsa, al sancağın dalgalanmaya devam edeceğini haykırmıştır.



Geçmişten
günümüze topraklarımızın birliğine, milletimizin dirlik ve düzenine kasteden iç
ve dış kaynaklı nice girişim olmuştur. Kurtuluş Savaşı yıllarında olduğu gibi
ülkelerin değil kıtaların üzerimize yürüdüğü yıllarda, çelik zırhlı düşmanlar
bile iman dolu göğüsler karşısında çaresiz kalmıştır. Milli Şairimiz “Yurduma
alçakları uğratma sakın; siper et gövdeni, dursun bu hayasızca akın” diyerek
her türlü saldırıya karşı milletimizi göreve çağırmıştır.



Milli
Şairimizin derin duygular barındıran mısraları, millî ruhun bağımsızlık
tutkusuna dönüşmesinde büyük katkı sağlamıştır. Mehmet Akif Ersoy sadece İstiklal
Marşıyla değil, “Safahat” isimli eseriyle de milletimizin gönlündedir.
Milletimizin gönül yüceliğini, milli kimliğini, vatan sevgisini ve manevi
değerlerini en güzel şekilde ifade eden Mehmet Akif Ersoy’un üzerinde en fazla
durduğu konuların başında “milli birlik ve beraberlik” gelmektedir.  Yüz
yıl evvel ülkenin içinde bulunduğu problemlerin millet arasındaki ayrılık ve
sürtüşmelerden kaynaklandığına sürekli dikkat çekmiştir.



“Girmedikçe
bir millete tefrika, düşman giremez; Toplu vurdukça yürekler, onu top
sindirmez” dizelerindeki gerçekler sadece o günler için değil günümüz
Türkiye’si içinde geçerlidir. Nifak, fitne ve tefrika düşmanla savaşmak kadar
tehlikelidir. Son aylarda yaşadıklarımız, bu gerçeği bizlere çok açık biçimde
bir kez daha göstermektedir.



Bu
duygu ve düşüncelerle geçmişte olduğu gibi günümüzde de milli birlik ve
beraberliğimize kasteden dahili veya harici her türlü girişimin milletimiz
tarafından boşa çıkartılacağına olan inancımla; hayatını okuyan, düşünen,
çalışan ve üreten insanlardan oluşan bir millete adayan milli şairimizi
rahmetle anıyorum"
Bu yazımda çeşitli internet sitelerinden alıntı
yaptım .





  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Aksaray Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.