• BIST 100.237
  • Altın 279,867
  • Dolar 5,7344
  • Euro 6,3129
  • Aksaray 20 °C
  • Konya 18 °C
  • İstanbul 16 °C
  • Ankara 18 °C

Halluks Valgus

Abdullah GÜDENDEDE





Ayaklarımız
vücudumuzun dengesi ve hareketinde çok önemli görevler üstlenir. Ayakta durma
da ağırlığımız iki ayağımıza eşit olarak dağılırken, yürüyüş sırasında muhteşem
bir uyumla yük dağılımı kendiliğinden ayarlanır. Ayağımız ise tüm bu görevleri
yaparken kendi içinde çok özel mekanizmalardan yararlanır. Dengede durmamız
esnasında farklı bir adaptasyondan faydalanırken, yürüme esnasında yine kendine
özgü bir çalışma şeklinden yararlanır. Koşmamız da ayaklarımızın çok özel
işlevleri sayesinde gerçekleştirilir. Ayaklarımızdaki yaratılış hikmetleri
şüphesiz bilim geliştikçe daha da iyi kavranacaktır.  

Ayağımızdaki temel işlevlerin yapılmasında
parmakların rolü görmezden gelinemez. Özellikle ayakta durma esnasında öyle bir
mekanizma vardır ki sürekli yük taşıyamayacak parmaklarımıza direkt yük binmez.
Özellikle yürüme esnasında ise parmakların itme özelliği ve yük dağılımını
yapmaları olmazsa olmazlarımızdandır. Bu benzeri özellikleri ilk ayakta
durmamızdan ömrümüzün sonuna kadar sürdüren ayaklarımız ve ayak parmaklarımız
çoğu zaman taşımak zorunda olduğu yük, ayakkabı tercihi, genetik yatkınlık,
çeşitli hastalıkların etkisi(DM(şeker) poliyomyelit vb.), travmalar gibi
faktörler sebebiyle işlevselliğini kaybetmeye başlar. Ortaya çıkan sorunlar
görmezden gelinmesiyle zamanla kalıcı bozukluklara dönüşür. İşte günümüzde
sıkça duyduğumuz ve yaşam kalitemizi olumsuz etkileyen çoğu zaman başlangıç
evrelerinde çokta ciddiye almadığımız bir hastalıktan bahsedeceğiz. Halluks
valgus;  ayağın birinci parmağının dışa
dönmesiyle birlikte, parmağın ayakla bağlantısını kuran kemiğin içe doğru
dönmesi sonucu oluşan, tedavi edilmediğinde sadece başparmağı değil tüm ayağım
ilgilendirebilecek sonuç ve değişikliklerle karşımıza çıkan ortopedik bir
hastalıktır, şeklinde tanımlanmaktadır. Görülme oranı olarak günümüzde gittikçe
artmaktadır. Tedavisi yapılmadığı takdirde ise yaşam kalitesini etkilemekte ve
gün içindeki aktiviteleri kısıtlamaktadır. Ayağın estetik görünümü bozması,
ağrılı ve ilerleyici bir hastalık olması hastaları kaygılandırmaktadır.

                Hastalığın
tedavisinde ise çeşitli fizik tedavi yöntemleri uygulanmakla birlikte hasta
eğitimi de ön plandadır. Ağrının hiçbir şekilde kesilemediği durumlarda ise
cerrahi tedavi tercih sebebi olur. Estetik kaygılardan dolayı cerrahi pek tercih
edilmez. Tedavi yöntemlerine bakacak olursak; öncelikle koruyucu tedaviden
bahsedebiliriz. Hastalığı tamamen düzeltmekten ziyade ilerlemeyi önlemek ve
bulguları düzeltmek içindir. Özellikle bu hastaların ayakkabı tercihinde
dikkatli olmaları gerekir. Burun kısmı yeterli genişlikte olan, topuksuz ve
yumuşak tabanlı ayakkabılar bulguların azaltılmasında önemlidir. Parmak arası
makara ve gece ateli gibi yardımcı cihaz kullanılabilir. Fizyoterapistin
yapacağı manipülasyon ve mobilizasyonlarla birlikte, vereceği egzersizler çok
önemlidir. Özellikle baldır diye söylenen kasların kısa olması ve bunlara
yönelik germe egzersizleri yapılmalıdır. Şekilde görüldüğü gibi bir duvara
ellerimizi dayayarak bir ayağımızın arkada kalması yoluyla kendimizi ve
bacağımızı öne doğru iterek germe yapabiliriz. Bunu 2
-3
saniye kadar gerilmiş
pozisyonda tutmamız gerekir. Günde 1
tekrarlı olması ise yeterlidir. Diğer bir
germe ise yine yanı pozisyonda ama bu kez arkada kalan dizimizi biraz bükerek
yapmamız gerekir. Kuvvetlendirme ve diğer egzersiz çeşitleri de yine özel bir
değerlendirmeden sonra fizyoterapistiniz tarafından size özel oluşturulması
gerekir. Cerrahi öncesinde ve sonrasında da özellikle istenen verimin alınması
için yine fizik tedavi ye gidilmesi gerekir.



                Vücudumuzun
her bölgesinin sağlığı bizim için önemlidir. Özellikle konu ayağımız ve ayak
parmaklarımız gibi hayatımız boyunca bizim hareketimizdeki en büyük paya sahip
olan organlarımızsa daha da özel bir yere sahiptir. Bu yüzden özellikle ayak
bakımı, ayakkabı seçimi ve diğer sağlık kontrolleri noktasında vücudumuzun bu
parçasının da ihmale gelir yanı yoktur. Yapısal bozukluklara sebep olacak çevresel
faktörlerden kaçınmak gerekir.



Sağlıklı, mutlu ve ağrısız günler
dileğimle…



Fzt.Abdullah Güdendede




  • Yorumlar 1
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Aksaray Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.