• BIST 93.981
  • Altın 284,342
  • Dolar 5,9263
  • Euro 6,5365
  • Aksaray 18 °C
  • Konya 15 °C
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 15 °C

Fatiha'yı anlayarak okumak

Hacı Ahmet Ünlü

Bizleri tüm Resullerin ortak dini olan ve Allah'ın huzurunda ondan başka bir dinin kabul edilmeyeceği İslama hidayet eden Allah'a sonsuz hamd olsun. Salât ve selam İslam dininin mihenk taşı ve son halkası olan Muhammed Mustafa'ya onun pak ailesine ve ashabının üzerine olsun. Kim iyilik yaparak kendini Allah'a teslim ederse şüphesiz en sağlam kulpa tutunmuştur. İşlerin sonu ancak Allah'a varır.

Hamd yalnız ve yalnız alemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur. Salat ve selam Allah’ın Resulune ve Onun pak aile halkına ve ashabına olsun. Rabbimiz bizden kabul buyur. Çünkü sen her şeyi işitensin, her şeyi bilensin.
1: Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla
2: Hamd  Âlemlerin Rabbine mahsustur.
3: O, Rahmân ve Rahîmdir.
5: Ancak sana kulluk eder ve ancak yardımı sen­den dileriz.
6: Bizi doğru yola hidâyet eyle
7: O kendilerine nimet verdiğin mutlu kimselerin yoluna. O gazaba uğramışların ve sapmışların yoluna de­ğil.
ALLAH kendi yolunu, dosdoğru yolunu kitabında ortaya koymuştur. Öyleyse bütün mesele ALLAH’ın kitabına uymak ve kitaba göre ya­şamaktır. Kitapla yol bulmaktır. Yolunu kitaba ve sünnete sorarak bulmaktır. Takva da budur işte. Takva, Rabbimizin yukarıda tarif bu­yurduğu esaslara göre hayat yaşamaktır. Rabbimizin, kitabında an­lattığı bu emir ve yasaklara riâyettir takva. Rabbimiz bizim muttaki ol­mamız için, bizim böylece bir hayat yaşayarak cennete ulaşmamız için, yollarını göstermiştir. Kitabın ve sünnetin dışında takva yolu da yoktur. Kim ki kitap ve sünneti bırakır da başka şeylerin, başka yolla­rın peşine takılırsa, o mutlaka sapmak zorunda kalacaktır.
Kur’an’ın daha bir güzel anlaşılabilmesi için alimlerimiz onu ikiye ayırırlar; Mekkî ve Medenî diye. Yine mesela Mevlânâ Ebul Ke­lâm ve Elmalı merhum gibi bazıları da Fatiha ve diğerleri diye Kuranı ikiye ayırır. Bunların delilleri de Kur’an-ı kerim’deki şu âyet-i kerimedir:
And olsun ki, sana daima tekrarlanan yedi âyetli (Fâtiha’yı) ve Kur’an-ı Azîm'i verdik.
(Hicr Suresi Ayet 87  )
Fâtiha sûresinin yedi âyeti vardır. Yedi, İslâm’da son­suzluk ifade eder. Kâbe’nin etrafındaki tavafın sayısı yedidir. Safa ve Merve arasındaki say’in sayısı yedidir. Yedi kat sema vardır. Allah’ın günle­rinin sayısı yedidir. Bunlar hiç durmadan nasıl sürekli devam edip du­rurlarsa Fâtiha da hiç durmadan sürekli okunur du­rur.
Sûrenin ismi sadece “Seb’ül Mesâni ve Fâtiha”  de­ğil­dir. Bunların dışında onun başka isimleri de vardır. “Ümmü’l kitap, Fâtihatu’l kitap, Sûre’tülhamd, Esas, El Vâfiyye, El kâ-fiyye, Kenz, Es Salât, Sûre-i Şükür, Sûre-i Dua, Sûre-i Şifa, Ta’lim-i Mesele” gibi isimleri de vardır.
Allah’ın Resûlü Fâtiha’nın faziletiyle alâkalı bir hadislerinde bu­yurur ki:
Şu dört âyet Rabbimin arşının altında asılı idi de Rabbim onları çok sevdiği kullarına hediye olarak indirdi.
Hiç bir kitaba nasip olmayan hıfz ancak bu kitaba nasip oldu. Yeryüzünde baştan sona ezbere bili­nen hiç bir kitap yoktur, ama yoklayın Müslümanlardan en az onda biri bu kitabın hafızıdır. Yeryüzü bu kitabın hafizlarıyla doludur.
Hattâ işte şu anda ondan asırlarca sonra geldik­leri halde, onun cemâlini bile görmedikleri halde, bir kere adını duyup ona gönül vermiş, onun dâvâsına iman etmiş niceleri onun uğruna kellerini ver­meye devam etmektedirler. İşte Çeçenistan, Filistin, Bosna ve doğu­suyla batısıyla tüm İslâm dünyası.
 Tarih boyunca ve bugün bu kitabın, bu peygamberin kıymetini bilenler hiç bir zaman eksik olmamıştır. Bu kitabın ezber­lenmesi adı-na, bu kitabın okunup anlaşılması adına, bu kitabın muhafazası, ha-yata hâkimiyeti adına nice kelleler, nice canlar, nice ömürler, nice mesailer fedâ edilmiştir.
 O Allah, kendisini Rab bileceğimiz, günlük hayat prog­ramımızı kendisine soracağımız ve boyunlarımızdaki kulluk iplerinin ucunu eline vereceğimiz, sadece kendisini ve sistemini hamd edeceğimiz  Allah, Rahmân ve Rahîmdir. Allah’ın tüm ya­ratıklarıyla ilişkisi rahmet esasına dayanmaktır. Kur’an’ın başka yerlerinde Rabbimiz bunu an­latır.
O Allah, rahmet etmeyi nefsine yazmıştır.
(En’âm 12)Allah, kullarına karşı rahmeti nefsine yazmıştır. Zira mülkün sa­hibi O’dur. Bu konuda O’nu kimse zorlayamaz. Kimse O’nu min­net altında tutamaz. Mülkün sahibi olarak kendisi öyle, dilemiş,  dünya ve âhirette mahlukâtına rahmet etmeyi kendisine yazmıştır. Rabbimizin dünya ve âhirette kullarına muamelesinin temeli işte bu rahmettir. Bu-hâri ve Müslim’de rivâyet edilen bir hadis-i kut­side:
 Benim rahmetim gazabımı geçmiştir.
 Buyurulur. Allah, kulları için rahmeti bol olandır. Kendisini in­kâr edenleri bir anda yerin dibine batıracak güçte olduğu halde yine de bu insanlara rahmeti gereği mühlet tanıyor, dönüş imkânı veriyor.
Hz Ömer Efendimiz anlatıyor. RasulullahEfendimizin huzu­runa bir kısım esirler getirildi. Bir de baktık ki esirler arasında bir kadın yana döne kaybolmuş çocuğunu arıyor. Bu kadını gösteren Allah’ın Resûlü şöyle buyurdu:
Şu kadını görüyor musunuz? Onun aradığı çocu­ğuna duyduğu şefkat ve merhametten çok daha fazlasıyla Allah size merhamet etmektedir. Çocuğu­nun kendisine dönmesine bu kadının sevinmesinden çok daha fazlasıyla sizin Rabbinize dönmenizden Al­lah sevinmektedir.
Rabbimizden sırat-ı müstakim istiyoruz. Çünkü sırat-ı müstakim, nîmet-i uzma’dır. En büyük nîmettir. Nîmetlerin en bü­yüğüdür. En önde istenmesi gereken nîmettir. Çünkü unutmaya­lım ki, herhangi bir nîmetin yoluna, usulüne, kanununa nail olmak, o nîmete sadece bir kere değil, sürekli nail olmak demektir. Meselâ birisinden on bin lira istemek yerine ondan on bin liraya ulaşabile­cek bir yolu, bir usulü istemek çok daha evlâdır. Çünkü karşıdaki belki bir kere vere­cektir, iki kere, üç kere verecektir on bin lirayı ve bitecektir. Ama on bin liraya ulaşmanın yolunu öğrenmek de­mek, her zaman ona ulaşma imkânına sahip olmak demektir.
اَللّٰهُمَّ ارْحَمْ أُمَّةَ مُحَمَّدٍ رَحْمَةً عَامَّةً
Allah’ım Ümmet-i Muhammed’ Umûmi Bir Rahmet İle Merhamet Eyle (Ali el-Müttakî,no: 3212, 3702).

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Aksaray Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.