• BIST 119.802
  • Altın 299,695
  • Dolar 5,9395
  • Euro 6,5365
  • Aksaray 4 °C
  • Konya 3 °C
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 4 °C

ESKİ BİNALARDA ENERJİ KİMLİK BELGESİ ALINMASININ MECBUR TUTULMASININ AMA

Ramazan MUTLU

5627 sayılı  yasa  ve bu yasanın uygulanması ile ilgili olarak Bayındırlık bakanlığınca yayımlanan yönetmeliğin amacı  enerji tasarrufu sağlamak ve çevreyi korumak olarak belirlenmiştir. Yeni binalar A.B.C sınıfında ısı geçirgenlik derecesi aldığını Enerji Kimlik Belgesi ile kanıtlamadığı sürece iskan ruhsatı verilemediği için burada enerji kimlik belgesi önemli bir rol oynamaktadır. İstenen ısı geçirgenliği de yalıtımla (mantolama ile ) sağlanmaktadır. Yeni binaların iskan ruhsatı alması açısından bu belge olmazsa olmaz nitelikteki bir evraktır. Enerji kimlik belgesi burada amaçlanan sonucu sağlamaktadır.  Yani enerji tasarrufu sağlanmaktadır ve yapılan düzenlemenin bu bölümü doğrudur.

Eski binalar da da EKB alınması yasa ve yönetmelikte zorunlu tutulmuştur. Ancak, eski binalar( mevcut binalarda) için  yasa ve yönetmelikte  mantolama mecburiyeti bulunmamaktadır. ABC sınıfı ısı yalıtımı sağlanması mecburiyeti de bulunmamakta ve D,E,F,G derecesinde ısı geçirgenlik derecesi olabilir.  Durum böyle olunca, o halde; eski binalarda EKB ( enerji kimlik belgesi)  enerji tasarrufu sağlar mı sorusunu aklımıza getirmektedir? Bu sorunun cevabı, Isı yalıtımı mecburiyeti getirmeyen EKB si yaptırım fonksiyonu olmayan kâğıt parçasından başka bir şey değildir. EKB nin tek başına enerji tasarruf sağlama gibi bir fonksiyonu bulunmamaktadır. 

1.1.2020 Tarihinden itibaren eski binalarda enerji kimlik belgesi olmaması halinde;  alım, satım ve kiralama işlemine yönetmelik yasada bu konuda hüküm olmamasına rağmen kısıtlama getirmektedir. Üstelik bu uygulama; yasa kadar anayasanın 35. Maddesine de aykırıdır.  Bu durum belirtilerek, bir dostum tarafından 19.12.2019tarihinde konu cimere yazılmış, işlemin düzeltilmesi istenmesi neticesinde, “ Tapu işlemleri ile ilgili olarak, alım satım ve kira şerhi işlemlerinde; başvuru esnasında binanın veya bağımsız bölümün enerji kimlik belgesi olup olmadığı sorulacak taraflarca enerji kimlik belgesinin var olduğunun beyan edilmesi halinde; "Enerji kimlik belgesi vardır. Tarafıma verilmiştir." şeklinde, eğer taraflarca enerji kimlik belgesinin olmadığı beyan edilmiş ise "Enerji kimlik belgesi olmadan satış/kira şerhi işleminin yapılmasını kabul ediyorum/ediyoruz." şeklinde başvuru belgesinin ilgili yerine başvuru esnasında veya en geç imza aşamasında tarafların beyanı alınıp imzalatılarak işlem yürütülebilecektir.  ” şeklinde cevap verilmiştir(Konuyla ilgili olarak tapu Kadastro genel Müdürlüğünce 26.12.2019 tarih, 4867489 sayılı yazı ile talimat verildiği görülmüştür.). Yönetmelik hükmünün yönetmelikle değiştirilerek düzeltilmesi gerekirken; bu lâzımeye uyulmadan uygulamayı değiştirici görüş belirtilmiştir. Bu düzeltme işlemi sonunda da, kiralama işlemindeki kısıtlama halen devam etmektedir. Bunun da kaldırılması gerekirdi. 1.1.2020 tarihinden itibaren kirada kısıtlama devam etmesine rağmen, kendi bağımsız ferdi mülkünde veya kat irtifaklı ya da kat mülkiyetine tabi bağımsız bölümünde oturanlar için kısıtlamanın icbar edici bir unsuru olmadığından, bunlar; ısı kaybını önlemeye yönelik mantolama yaptırmadan hayatlarına devam edeceklerdir. İnsanların müşterek yaşadığı binalarda yukarıda belirtilenler EKB alınmasına katılmadıkları durumda, EKB almak isteyip de birlik beraberlik olmadığı için alamayanlar mağdur olacaktır. Zira, EKB bağımsız birim yerine tüm bina için alınması mecburidir. 

Enerji tasarrufu yeni binalarda olduğu gibi ısı tasarrufu sağlayan düzgün ısı yalıtımı ( mantolama, perlitten vb malzemeden yapılan yeni cins sıvalarla olabilir) ile sağlanır. Bunları sağlamayan EKB; insanlara fuzulen masraf kapısı açan, yetki almış 27 firmaya para kazandırarak onları zengin edecek kâğıt parçasından başka bir şey değildir.

Eski binalarda ısı yalıtımı açısından A,B,C,D,E,F,G şeklinde sınıflama yapılmasına rağmen, belli bir ısı yalıtımı standardını tutturma mecburiyeti yoktur. Yönetmelikte de böyle bir sınırlama getirile-

memiştir. Zaten, kanun da da böyle bir sınırlama yoktur.

Eski binalarda oturan insanların birçoğunun bu gün 7-8 bin liraya ulaşan mantolama masrafını karşılama imkânı yoktur. Ayrıca, birçok eski bina nerede ise artık kullanılamaz duruma gelmesine rağmen, toplumun alt gelir dilimindeki insanlar tarafından mecburiyetten oturulmaktadır. Getirilen sistemde mantolama bedeli etmeyecek değerdeki hurda binalar, gecekondu binaları ile bina yıkıldığı halde tapu da cins tahsisi yapılmamış arsalara da EKB alınması zorunluluğu getirmektedir.

Bazı eski i binalara yapılış şekli itibariyle mantolama ve değişik şekilde ısı yalıtımı yapılması mümkün olmayabilir. Örneğin ilimizdeki aynalı çarşı, mavi çarşı ve efor denen binalarda olduğu gibi.  Bu binaların yüzeyleri cam kaplamadır. Bu binalarda enerji tasarrufunu artırmak için ciddi tadilat yapılması gerekecektir. Proje değiştirilmesi, camlar kaldırılarak duvar örülmesi, ısı yalıtımlı pencere kullanılması ve duvarlara yalıtım yapılması gerekecektir. Nerde ise yeni bina maliyetinin yarısına yakın bir masraf kapısı çıkaracaktır. Bunlar yapılmadan alınacak EKB nin enerji tasarrufu açısından bir faydası olabilir mi? O halde; eski binalara enerji kimlik belgesi neden istenmektedir. Benim aklıma  gelen doğrudan olmasa bile dolaylı olarak yetki belgesi  olan  27 firmanın  işin sonunda zengin  olacağından  başka bir fikir gelmemektedir.

11.1.2011 tarihinden sonra yapılan binalar için enerji kimlik belgesi olmadan iskan ruhsatı verilmediğinden, 10 yıl sonra bu binalarda da enerji kimlik belgesi alınması ile ilgili olarak daha önce yayınlanan Binalarda enerji performansı yönetmeliği   uygulaması ve düşündürdükleri     başlıklı 2 makalemizde belirtilen sorunlar fazlası ile yaşanacaktır. Bunlar içinde belge yenileme zamanı yakınlaşmıştır.

Vatandaşa hiçbir faydası olmayan eski binalar için enerji kimlik belgesinin istenmesi uygulaması, fuzulen binaların kullanımıyla ilgili kısıtlama getirdiğinden, topluma eziyet olarak ortaya çıkmaktadır.  Yapılan bu yanlış düzenleme insanımıza, ülkeye ve siyasi iradeye büyük zarar verecek bir uygulama olup, en kısa zamanda düzeltilmesi, bu yanlış netice tevlit eden düzenlemenin (bindiği dalı kesen) mucitlerinin durumunun da idarece değerlendirilmesinde fayda mülahaza ediyorum. 10.1.2020

 

                                                                                                                       Ramazan MUTLU

                                                                                                                       Emk.Tef.Krl.Bşk.nı

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Aksaray Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.