• BIST 102.234
  • Altın 146,353
  • Dolar 3,5209
  • Euro 4,1790
  • Aksaray 27 °C
  • Konya 25 °C
  • İstanbul 26 °C
  • Ankara 25 °C

Dr. Sinan İnci:“ Hipertansiyon, Sessiz bir katildir”

Dr. Sinan İnci:“ Hipertansiyon, Sessiz bir katildir”
Aksaray Devlet Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Sinan İnci, ‘sessiz katil’ olarak nitelendirdiği hipertansiyon (yüksek tansiyon) rahatsızlığı konusunda bölge halkını uyardı.
Aksaray Devlet Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Sinan İnci, ‘sessiz katil’ olarak nitelendirdiği hipertansiyon (yüksek tansiyon) rahatsızlığı konusunda bölge halkını uyardı.


Hipertansiyon’u bulunan insanların genelde bu rahatsızlıklarının farkında olmadıklarını söyleyen Aksaray Devlet Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Sinan İnci; hastalığın belirti vermeden seyrettiğini, bu nedenle hipertansiyon’un bilinen adı ile yüksek tansiyonun insanlarda böbrek, kalp, göz ve beyin gibi hayati organlara zarar verdiğini ifade etti.


Kardiyoloji Uzman Doktor Sinan İnci, tansiyon takibinin; Aile hekimleri ve dahili branşlarda ki hekimlerce yapılması gerektiğini vurgulayarak, yüksek tansiyon rahatsızlığının kalp ve damar sistemi üzerinde verdiği hasarların tespiti için hastaların mutlaka kardiyologa görünmeleri yönünde uyarılarda bulundu.


Hastalığın belirtilerini de baş ağrısı, ense ağrısı, kafada sıcaklık hissi, yüzde kızarma, ateş basması, göğüste basınç hissi, derin nefes alma ihtiyacı, çarpıntı hissi, göğüs ağrısı, kulakta uğultu, konsantrasyon bozukluğu şeklinde sıralayan Aksaray Devlet Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Sinan İnci, hastalığın belirtileri, tedavisi ve hastalıktan korunma yolları hakkında da Aksaray ve bölge halkına ayrıntılı bilgi verdi.


Kardiyoloji Uzmanı Dr. Sinan İnci “Hipertansiyon, atardamarlardaki kan basıncının normal sayılan sınırların üstüne çıkması olarak tanımlanır. Sistolik veya büyük tansiyon, kalbin kan pompalaması sırasında atardamarlara uyguladığı basınç, diyastolik veya küçük tansiyon ise kalbin kanla dolduğu sırada atardamarda ölçülen dirençtir. Bu değer 14
/9
mmHg (14/9) üzerinde seyrediyorsa hipertansiyon tanısı konulmaktadır. Ancak şeker hastalığı, böbrek hastalığı ve kalp damar hastalığı olan hastalarda kabul edilen üst sınır 13
/8
mmHg (13/8) ‘dir. Tansiyon değeri 12
-139/8
-89 mmHg düzeyinde olan olgular da hipertansiyon gelişme riski artmıştır.


Hipertansiyonun oluşturduğu şikayetler silik, oldukça az veya hiç yoktur. Bu yüzden "sessiz katil" olarak adlandırılır. Türkiye'de her 3-5 kişiden biri yüksek tansiyon hastasıdır. Hipertansiyonu olanların yalnızca üçte biri hastalıklarının farkındadır, farkında olanların ancak üçte biri ilaç kullanmakta, ilaç kullananların ise ancak üçte birinin tansiyonu kontrol altındadır. Sessiz sedasız seyreden tansiyon yüksekliği böbreklere, kalbe, göze, beyine zarar verebilmektedir. Hastalar bir anda beyin kanaması, kalp krizi, görme bozukluğu, böbrek yetmezliği gibi sonuçlar ile acil servislere başvurabilmektedirler. Belirti olan hastalarda da doktora başvurma şikayetleri; Baş ağrısı, ense ağrısı, kafada sıcaklık hissi,yüzde kızarma, ateş basması, göğüste basınç hissi, derin nefes alma ihtiyacı, çarpıntı hissi, göğüs ağrısı, kulakta uğultu, konsantrasyon bozukluğudur.Aşırı kilolu hastaların kilo vermesi tansiyonun düşürülmesinde büyük önem taşır. Kilolu olmayan hastaların da yağ tüketimini azaltması, et veya proteinli gıdalar yerine daha fazla sebze-meyve yemeleri önerilir. Alkol ve sigaranın bırakılması gereklidir. Sigara içmek doğrudan etkiyle tansiyonu yükselttiği gibi, damar sertliğini de hızlandırır ve akciğer kanserinin bilinen en önemli nedenidir.


Dünya Sağlık Örgütü tuz alımının günde 1 çay kaşığını (5-6 gram) geçmemesi gerektiğini önermektedir ancak ülkemizde günlük tuz tüketimi 3 çay kaşığı (18 gram) dır. Hipertansiyon kontrol altına alındıktan sonra aktif olmaktan kaçınılmamalı ve düzenli olarak yürüyüş yapılmalıdır. Düzenli yürüyüş yapmak (en az 5 gün 3
dakika tempolu yürüyüş) hem kilo vermenize hem de kalp-damar sisteminizin güçlenmesine yardımcı olur.


Unutmayalım ki hipertansiyon tanı konulduğu zaman ömür boyu devam eden bir hastalıktır ve tedaviye uyulmazsa sinsi bir şekilde bütün vücudumuzu etkilemektedir. İnsanların en az 6 ayda1 defa tansiyonlarını ölçtürmesi gereklidir. Ayrıca doktorunuz tarafından reçete edilen ilaçlar bir kutu kullanılıp bırakılmamalıdır. İlaçla kontrol altına alınan hastaların ilacı sürekli kullanmaları gerekmektedir. Hipertansiyon tedavisinde doktor ve hasta işbirliği önemlidir. Tansiyon takibi aile hekimleri ve dahili branşlar tarafından yapılabilir ancak hastalar tansiyonun kalp ve damar üzerine olan yan etkilerinin değerlendirilmesi açısından mutlaka kardiyologlar tarafından değerlendirilmelidir”dedi.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Aksaray Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.