• BIST 100.237
  • Altın 280,080
  • Dolar 5,7344
  • Euro 6,3129
  • Aksaray 19 °C
  • Konya 17 °C
  • İstanbul 16 °C
  • Ankara 17 °C

Doğru okumak, herşeyi..

Ramazan TOPRAK
Doğru okumak, herşeyi..

Kitabı, doğayı doğru okumak..

İnsanı, toplumu, tarihi doğru olkumak..

Olayları, deprem âfetini doğru okumak gerek..

Doğru okumak için,

Bilgi, birikim, deneyim, dinginlik gerek..

Analitik düşünce yeteneğine sahip olmak gerek..

Doğru okumak, yanlışları görmeyi de gerektirir..

Doğru okumak, yanlışları eleştirmeyi de gerektirir..

Eleştirinin.. yapıcı olanı var.. yıkıcı olanı var..

Yapıcı eleştiride amaç, yapmaktır..

Yıkıcı eleştiride amaç, yıkmaktır..

Ayırdımı çok kolaydır, üslûbundan anlarsınız.. bir de,

Yapıcı olanı, yıkmadan yapar.. eleştirirken doğrusunu da koyar..

Yıkıcı olanı, yapmadan yıkar.. eleştirirken doğrusunu koyamaz..

 

AK Parti iktidarları döneminde,

İrili ufaklı dokuz deprem âfeti yaşandı..

Bini aşkın canımızı kaybettik.. binlerce yaralımız oldu..

Pülümür, Bingöl, Çat, Doğubeyazıt, Elazığ, Simav derken

Son olarak Van ve Erciş depremi..

1999 depremi ve emsali bir depremden ise Allah(CC) korusun..

Bu âfetler yaşanırken ve sonrasında,

Şaha kalkan insani duygularımız her türlü takdire şayan..

Ancak, haftalar hatta günler sonra,

Acılar hafifleyip unutulduğunda.. daha doğrusu,

Acılar, ateşler sadece düştüğü yerle sınırlı kalınca..

Daha önceki dönemler dahil edilen onca iddialı sözleri..

Bugün şöyle bir yanyana koyduğumuzda,

Neredeyse birebir aynı sözler, vaadler olduğunu..

Sonrasında,

Acılarla beraber sözlerin de unutulduğunu görüyoruz..

Tâki, yeni bir acı yaşayıncaya kadar..

Van ve Erciş depreminde,

Bir kez daha edilen doğru sözlerin..

Son kez edilen doğru sözler olmasını..

Bu kez, edilen sözlerin artık fiile dönüşmesini..

Yeni bir acıya daha mahal verilmemesini diliyoruz..

***

Bir Allah(CC) dostu,

Üzgün, kırgın bir şekilde yaşadığı şehri terkeder ve

Issız, sessiz, insanlardan uzak bir mahalde inzivaya çekilir..

Yokluğunu farkeden dostları çıkarlar aramaya..

Dağ taş demeden.. olur olmaz demeden..

Didik didik heryeri ararlar..

Derken bulurlar, kuytu, ıssız bir yerde..

Sorarlar: "Neden terkettin bizleri, şehrimizi..

Bir kusur mu ettik bilmeden?"

O ise, hâlâ üzgündür..

O hâlet-i rûhiye ile cevap verir:

"Hayır, o manada bir kusur yok.. ancak,

Daha önceleri bir kusur ettiğimizde, eşimiz dostumuz gelir..

Şu sözünde, şu davranışında şöyle bir kusur ettin..

Düzeltirsen iyi olur derlerdi.. biz de o kusurumuzu düzeltirdik..

Ama, son zamanlarda..

Herhangi bir dost gelip de,

Bizi yanlışlar veya eksikler konusunda uyarmaz oldu..

Her yaptığımızı doğru zannetmeye başladık..

Bu çok daha büyük bir yanlışa götürür..

Biz de, büyük yanlışa düşmemek için..

Artık bizi ikaz ederek yanlıştan döndürecek

Dostlar kalmadığını düşünerek..

İnzivaya çekilmeye karar verdik..!"

 

Bunları dikkate alarak..

Dost eleştirilerinden kaçmamak gerek..

Dost eleştirilerinden korkmamak gerek..

Kaçılıyorsa, korkuluyorsa,

Artık o şehri, o toplumu terketme zamanı gelmiştir..

Kendini dinlemenin.. herşeyi defalarca, yeniden..

Gözden geçirmenin zamanı gelmiştir..

İki el bir baş düşünmenin zamanı gelmiştir..

Her yaptığını doğru zannetme

Yanlışından dönmenin bir yolu budur..

Kaçmak, kurtulmak.. çözüm mü?

Bugün için çözüm değil..

Çözümü aslında çok basit:

Dost eleştirilerini dinlemek.. anlamak ve gereğini yapmak..

Tabii amaç, yalnızca doğruları yapmak ise..

 

SÖZÜN ÖZÜ:

 

Yapıcı eleştiri, Allah(CC) rızası için yapılır..

Yıkıcı eleştiri, kendisi için yapılır.. RT.

 

E-Posta: ramazantoprak19@gmail.com

 


 





  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Aksaray Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.