• BIST 101.493
  • Altın 274,091
  • Dolar 5,6740
  • Euro 6,2698
  • Aksaray 27 °C
  • Konya 26 °C
  • İstanbul 27 °C
  • Ankara 27 °C

Çıradan elektriğe nasıl geçildi

Erdoğan KAYA


Geçtiğimiz günlerde elektrikler kesilince benim torun kıyameti
kopardı. Evde yakılan mum ışığı da onu mutlu etmedi. Aslında annesini
yaktığı mumda sıradan bir mum değil kocaman bir mumdu ki ışığı da fena
değildi. Varsa yoksa elektrik neden gelmiyor diye diretti. Şöyle
düşündüm bizim çocukluğumuzda elektrik olmadığı gibi mumu da bilen
olmazdı. Evlerde gaz lambası yanar, diğer kayıt evleri ve ahırlarda
hayvana bakmak için çıra kullanılırdı. Hatta durumu iyi olmayan aileler
evlerinde de çıra kullanırlardı.
Ben bu durumu anlatınca çocukların
hoşuna gitmiyor ve onlar eskidendi deyip geçiyorlar. Geçmişini ve
ecdadının yaşamını bilmeyen gençler zaten bugünün kıymetini bilmiyorlar.
Daha dün yaşadığımız olaylar onlara masal gibi geliyor.
Bizim
çocukluğumuzda her evin yapılışında bir köşeye mutlaka gaz lambası
konacak bir yer yapılırdı. Lambalar orada durur, herkes onun ışığında
ders çalışırdı. Hele evde birde okula giden çocuk sayısı çoksa gaz
lambasını ortaya getirmek mümkün değildi.
Ortaya getirsen sana
fazla ışık yaptı, bana yapmadı kavgası olurdu. Herkes aynı oturma
odasında oturur yanan o bir lambanın ışığından istifade ederdi. Dışarıya
ihtiyaç gidermek için çıksan karanlıkta çıkacaksın. Bazı durumu iyi
olan ailelerde el feneri olurdu, oda nadiren bulunur herkeste olmazdı.
Hayvanlara
genelde kadınlar bakar orada çıra dediğimiz fitilli bir gaz çırası olur
onu yakar hayvanlara onula yem verilirdi. Bazı aileler kemer evlerde
oturur orada çıra yakardı. Bu evlerde soba olmaz kürsü dediğimiz
tandırdaki közün üstü kapanır soba yerine buradan ısınılırdı. Evlerin
içi dışı tamamen sim siyah is olurdu. Bazı aileler evlerde gaz olmadığı
için çırada bezir yağı yakardı. Çıkan siyah is ise kıvrım kıvrım tavana
doğru çıkar kurum yapardı.
Evlerde kömür sobası olmaz, saç sobalarda
kömür yerine ya saman ya da tezek yakılırdı. Bakmayın şimdi kömürlü
kaloriferleri bile beğenmediğimize. Kömürü bile kimse bilmez, çuvalla
saman ya da tezek sobanın yanında durur yandıkça doldurulurdu. Kış
şimdiki gibi değil dışarda adam boyu kar olurdu.
Değişik
değişik çorap kimsede olmaz, annelerimiz o lamba ışığında kirmen eğirir.
Eğirdiği ipleri sonra yün çorap örürdü, bizde o çorapları giyerdik. Hem
sıcak olur, hem de sağlıklı olduğu gibi çoraba da para vermezdik.

197
yıllarda Demirel hükümeti döneminde köylere elektrik geldi.
Geldi gelmesine de her aile hemen elektrik alamadı ve yine evlerinde
lamba ile idare etmeye çalıştılar. Her evde elektrik yanması bir hayli
zaman aldı.
O dönemler zaten daire tipi evler yoktu, birer göz ev ve
odalar olurdu. Bir odada lamba yanar akşam herkes yatana kadar orada
oturur geç vakit yatmaya gidilirdi. Akşam işi olanda derse çalışanda
herkes aynı odada oturur işini yapardı. Böyle bir dönemden çıkıp
nerelere geldiğimize bir bakarsak, 4
yıl sonra teknolojinin zirvesine
çıktığımızı görürüz.
Adamın özel odası var, altında arabası
var, cebinde lüks telefonu var, en iyisinde bilgisayarı var. Sorsan hala
halinden memnun değil derslerinde başarısız. Bir laf söylesen hemen o
eskidendi deyip çıkıyorlar, ama o sıkıntılı günlerde çalışanların daha
başarılı olduğunu unutuyorlar. Ellerindeki o güzel nimetlerin kıymetini
bilmiyorlar, ülkemizin değerini anlamıyorlar.
Bu nedenle zaman
zaman geçmişle geleceği gençlere hatırlatmak lazım. Nereden nereye
geldiğimizi bilmeleri açısından önemli. Lamba ile çırayı bilmeyenlerde
resmini görsün.

Erdoğan Kaya'nın fotoğrafı.
Erdoğan Kaya'nın fotoğrafı.




  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Aksaray Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.